| Şu an, gereksiz ameliyatların bedavaya yapılmasına karşı olan bir yönetimin kontrolü altındayız. | Open Subtitles | نحن تحت مجموعة إدارةِ جديدةِ التي تُعبّسُ فوقنا الإجراءات الغير ضرورية المُؤَدّية مجاناً. |
| Şehirdeki trafik olayları bakımından ortalamanın altındayız. | TED | نحن تحت المتوسط بالنسبة لحوادث المرور في المدينة |
| Kararından asla vazgeçmeyecek bir adamın hükmü altındayız. | Open Subtitles | نحن تحت كعب حذاء رجل لن يتوقف عند أى شيء حتى يحصل على مراده |
| Hâlâ uyarı altındayız, dışarı çık ve arabayı yavaşlat. | Open Subtitles | بينما نحن تحت التحذير اذهب و نخطى السيارة بسرعة |
| Yani? - Suyun altında mıyız? | Open Subtitles | ــ نحن تحت الماء ؟ |
| Biz yeraltı dünyasıyız. | Open Subtitles | نحن تحت الارض. |
| Görüş ve duyuş sınırlarının altındayız. Ana hedefe ilerleyin. | Open Subtitles | نحن تحت عيونهم وآذانهم ونتقدم مباشرة نحو الهدف |
| Ne diyorsun, şu an ateş altındayız. | Open Subtitles | ما هذا بحق الجحيم, نحن تحت إطلاق النار الآن |
| Meydanın altındayız. Bu Pennsylvania caddesi. | Open Subtitles | نحن تحت مركزِ التسوّق ذلك دربُ بينسلفاني |
| Hierogliflere bakacak olursak heykelin altındayız. | Open Subtitles | طبقاً لهذه الهيروغليفية نحن تحت التمثال. |
| Hey, bak. Ökseotunun altındayız. | Open Subtitles | انظري, نحن تحت الشجرة التقليدية لعيد الميلاد |
| Besin zincirinde o kadar aşağıdayız ki yer altındayız. | Open Subtitles | نحن منخفضين جدا على شركات الأغذية نحن تحت الأرض |
| Toplam tirajda 600.000'in altındayız. Sparkle bir milyona yaklaşıyor. | Open Subtitles | نحن تحت 600,000 من التوزيع الإجمالي والتألق أطبقت على مليون |
| Ben Çavuş Bates. Kırmızı alarm. Saldırı altındayız ve çarpışarak geliyoruz! | Open Subtitles | هنا سيرجنت بايت , الكود احمر نحن تحت هجوم |
| Bu konuyla ilgili yoğun bir baskı altındayız ve bunu anladığınıza eminim. | Open Subtitles | نحن تحت ضغط كبير بسبب هذه المسألة وأنا متأكد من تفهمك |
| Yardakçı! Kuşatma altındayız! Öldürmek için ateş edin! | Open Subtitles | أيها المساعد ، نحن تحت الحصار ، أطلق لقتلهم |
| Onun tahtı sallanmıyor ama biz saldırı altındayız. Makinistler çekinmeye başladı. | Open Subtitles | إذًا ، قاعدته لا ترتعش ولكن نحن تحت القصف |
| Sincap saldırısı altındayız. Organize ve çok kalabalıklar. | Open Subtitles | نحن تحت هجوم السناجب، إنهم منظمين و لديهم أعداد مُناسبة. |
| Savaşsız geri çekilme protokolü uygulamaya konuldu ve tahliye emri altındayız. | Open Subtitles | لقد تمّ الشروع في نظام الحراسة نحن تحت أمر الإجلاء |
| Şimdi de gözetim altında mıyız? | Open Subtitles | هل نحن تحت الحجز؟ |
| Biz yeraltı dünyasıyız. | Open Subtitles | نحن تحت الارض. |