| Harika olur. İyi bir potensiyeliniz olduğunu düşünüyoruz. Zamanlamanız mükemmel. | Open Subtitles | نحن نعتقد أن لك موهبة جيدة و لك توقيت عظيم |
| Morgan Donnelly'nin işkence görüp öldürüldüğü yerin burası olduğunu düşünüyoruz. | Open Subtitles | نحن نعتقد أن مرجان دونللي عُذَبت وقُتلت في هذا المكان |
| Biz bunun yeni bir paradigmanın gücü olduğunu düşünüyoruz. | TED | نحن نعتقد أن ذلك يمكن أن يكون – هذه هي القوة في النموذج الحديث. |
| Herkesin kendi düşüncesi uyarınca ibadet etme hakkı olduğuna inanıyoruz, fakat inanç özgürlüğü, insanların inanışlarını suiistimal etme hakkı vermez! | Open Subtitles | نحن نعتقد أن كل شخص لديه الحق في العبادة وفقا لضميره لكن حرية الدين ليست رخصة للاعتداء على إيمان الشعب |
| KTA'nın, yani Kadim Teknolojileri Aktivasyonunun sürekli olan tek bir genle olduğuna inanıyoruz. | Open Subtitles | نحن نعتقد أن تنشيط تقنيات الإنشنتس سببه وجود جين واحد فعال بصفة دائمة |
| Onun yerini bulmanın en kestirme yolu bizce Bayan Hall. | Open Subtitles | نحن نعتقد أن أسرع وآمن طريقة أن تعيش في بيته |
| Bizse, dışarıda çok şey olduğunu düşünüyoruz, ama bu sadece arzularımızın esiri olduğumuz için. | TED | و نحن نعتقد أن هناك الكثير من الشيء لكن ذلك لأن رغباتنا تستعبدنا. |
| Cinayetin 01:15'de olduğunu düşünüyoruz. | Open Subtitles | نحن نعتقد أن الجريمه حدثت فى الساعه الواحده و الربع |
| En iyi çaremizin ortakyaşam zehiri olduğunu düşünüyoruz, tüm 3 seviyede gaz olarak salarız. | Open Subtitles | حسنا , نحن نعتقد أن أفضل فرصة هي سم المتكافل نجعله على هيئة غازية إلى داخل الثلاث طوابق |
| Biz kumanda donanımının bu panelin arkasında olduğunu düşünüyoruz. | Open Subtitles | نحن نعتقد أن مركز التحكم يقع خلف هذه اللوحة |
| Bunun hayal edilemeyecek güce sahip bir silah olduğunu düşünüyoruz ve bu yüzden sen ve senin adamların toplandınız. | Open Subtitles | نحن نعتقد أن هذا السلاح يحتوي على قوة لا مثيل لها وهذا سبب أختيارك أنت ورجالك |
| Ve biz dünya üzerinde bu olduğunu düşünüyoruz. | Open Subtitles | و تبقي البقية لإنشاء مستعمرات نحن نعتقد أن هذا ما حدث على الأرض |
| Başka bir dümen olduğunu düşünüyoruz, ama tam olarak ne olduğunu bilemiyoruz. | Open Subtitles | نحن نعتقد أن هناك مكاناً اخر , لكن لا نعلم أين تحديداً نحن لم نتمكن من التأكد |
| Mümkün olan en iyi eğitimi aldığından emin olmak için tek yolun bu olduğunu düşünüyoruz. | Open Subtitles | نحن نعتقد أن هذه هي الطريقة الوحيدة لنتأكد من أنه يتلقى أفضل تعليم ممكن |
| Hakim ve mahkemenin atadığı avukatın bize epey karşı olduğuna inanıyoruz. | Open Subtitles | نحن نعتقد أن القضاة ومحامي ماركو الذي عيّنته المحكمة يتحيزون ضدّنا. |
| Evet, en olası durumun bu olduğuna inanıyoruz. | Open Subtitles | نعم, نحن نعتقد أن ذلك أكثر السناريوهات احتمالية |
| Herkesin özel yeri doldurulamaz ve önündekini takip edecek olduğuna inanıyoruz. | Open Subtitles | نحن نعتقد أن الجميع مميز ولا يمكن الأستغناء عنه وسنتبع الشيئ نسير أمامه |
| Uygun fiyatlı yatak satın almanın eğlenceli olduğuna inanıyoruz. | Open Subtitles | نحن نعتقد أن شراء المفرش الرخيص يجب أن يكون ممتعا |
| Biz, seni sen olduğun için sevecek birinin var olduğuna inanıyoruz. | Open Subtitles | نحن نعتقد أن هناك إنسانة ما موجودة سوف تحبك لشخصك |
| bizce çocuklar daha iyisini hak ediyor. | TED | نحن نعتقد أن الأطفال يستحقون ما هو أفضل. |
| Patlayıcıları saklayıp sonra da halka açık yerlerde patlatma alışkanlığı olduğunu sanıyoruz. | Open Subtitles | نحن نعتقد أن لديه هواية تركيب المتفجرات فى أماكن عشوائية |