| Ve erişkinler, artık... Yeni bir hayata hazırlanmamız gerekiyor. | Open Subtitles | وكبالغون، نحن يجب الآن أن نستعدّ لحياة جديدة |
| Maestro, herkes gibi silahlar yapmamız veya en azından işgale hazırlanmamız gerekmez mi? | Open Subtitles | ألا يجب علينا يا سيدي أن نبني الأسلحة أو على الأقل نستعدّ للغزو كما يفعل الباقون؟ |
| Yanında biri var mı yok mu belli olmaz. Her şeye hazırlıklı olmalıyız. | Open Subtitles | مَن يعلم مَن قد يكون معها، يجب أن نستعدّ لأيّ شيء. |
| Ama öğrendiklerinde ki öğrenecekler hazırlıklı olmalıyız. | Open Subtitles | لكن حين يكتشفون وجودنا، وسيفعلون... يجب أن نستعدّ لهم |
| Ayrıca biz hazırlanırken bize harika bir yemek yaptı. | Open Subtitles | بالإظافة إلى ذلك، لقد طهى لنا أكثر الوجبات إدهاشاً ،بينما كنّا نستعدّ للمُقابلة هنا مع ذلك |
| Atlantic City için hazırlanmalıyız. Gina. | Open Subtitles | يجب أن نستعدّ لمدينة أتلانتيك جينا |
| Şu anda bizi bekleyen şeye hazırlanmamız gerek. | Open Subtitles | -حالياً، يجب أن نستعدّ لما هو مقبل |
| Aiden, ulusal yarışmalara hazırlanmamız gerektiğini söylüyor. | Open Subtitles | و(إيدن) يقول يجب أن نستعدّ للبطولة |
| Her türlü senaryoya hazırlıklı olmamız lazım. | Open Subtitles | نحن يجب أن نستعدّ لكلّ سيناريو |
| Hepimiz hazırlıklı olmalıyız | Open Subtitles | علينا جميعاً أن نستعدّ آمل بالرب |
| hazırlıklı olmalıyız. | Open Subtitles | -يحسُن بنا أن نستعدّ |
| Fazla zamanımız yok. Ne için hazırlıklı olmalıyız? | Open Subtitles | نستعدّ لماذا ؟ |
| O zaman kendimizi savunmaya hazırlanmalıyız. | Open Subtitles | حسنا، إذن... نحن يجب أن نستعدّ للدفاع عن أنفسنا |