| Onu bulup düğününe götürmek için 48 saatimiz var . | Open Subtitles | نملك 48 ساعة لنجده و نعيده إلى حفل الزفاف |
| Onları gömmek zorundayız... ..ve ve onu onu eve götürmek zorundayız. | Open Subtitles | ويجب... ويجب... ويجب أن نعيده إلى الديار |
| Onları gömmek zorundayız... ..ve ve onu onu eve götürmek zorundayız. | Open Subtitles | ويجب... ويجب... ويجب أن نعيده إلى الديار |
| Kupa burada güvende değil. Merkez'e geri vermek zorundayız. | Open Subtitles | الكأس ليس آمن هنا يجب أن نعيده إلى المجلس |
| Şu anda Card'a karşı kullanabileceğimiz tek silah bu adam, ama onu Miami'ye canlı götürmeliyiz. | Open Subtitles | في الوقت الحالي هذا الرجل هو السلاح الوحيد ضد كارد لكن علينا أن نعيده إلى ميامي على قيد الحياة |
| Onu eve götürmek istiyoruz. | Open Subtitles | نودُ لو نعيده إلى وطنه |
| Görevimiz onu sağ olarak Tatooine'e götürmek. | Open Subtitles | مهمتنا هي أن نعيده إلى (تاتوين) حياً |
| Kupa burada güvende değil. Merkez'e geri vermeliyiz. | Open Subtitles | الكأس ليس آمن هنا علينا أن نعيده إلى المجلس |
| Onu Dr. Goodwin'e geri vermek zorundayız çünkü onun köpeği. | Open Subtitles | (لذلك يجب أن نعيده إلى الدكتور (جودوين ! لأنه.. |
| Atlantis'e geri dönmeliyiz. | Open Subtitles | علينا أنْ نعيده إلى (أطلانطس) |
| Merkeze geri vermek mi? Olmaz. | Open Subtitles | نعيده إلى المجلس؟ |
| Onu hemen geçide geri götürmeliyiz. | Open Subtitles | يجب أن نعيده إلى البوّابة الآن |
| Kanaması var. Onu gemiye götürmeliyiz. | Open Subtitles | إنه ينزف علينا أن نعيده إلى المركبة |
| Bebeğin annesi kayalıkların tepesini gösteriyordu, belki de bebeği oraya götürmeliyiz! | Open Subtitles | إنْ السيدة كانت ترفع الوليد، مشيرة إلى الذِروة، فربما أرادت أن نعيده إلى هناك! |