| Hız kültürüyle öyle bir marine olmuş vaziyetteyiz ki Neredeyse bunun, hayatımızın her alanındaki maliyetini farketmekte başarısız oluyoruz. Sağlığımız, beslenmemiz, işimiz ilişkilerimiz, çevre ve toplumumuz üzerindeki maliyet. | TED | فنحن منغمسين في ثقافة السرعة لدرجة إننا نكاد أن نغفل ضربيتها على كل جانب من حياتنا على صحتنا ، وطعامنا ، وعملنا ، و علاقاتنا ، والبيئة ، ومجتمعنا. |
| Ve ruh, her gün Neredeyse tutabileceğiniz kadar büyür. | Open Subtitles | والروح, كل يوم، تكبر لتصبح شيئاً نكاد أن نلمسه. |
| Bu gaddar. Neredeyse yemeğimiz bitti. | Open Subtitles | إن هذا مروع يا أندي نحن نكاد لا نجد ما نأكله. |
| Endişelenme. Sakin davran, gelmek üzereyiz. | Open Subtitles | لا تقلقي، حافظي على هدوئك، نكاد نصل للبيت. |
| Burada Toronto'da yarış başlamak üzere. | Open Subtitles | نكاد أن نكون على مُفتَرَق الطريق هنا في تورنتـــو |
| Geçtik onları, Randy! Neredeyse bitirdik! Sana sigarayı bırakmanı söylemiştim, Ed! | Open Subtitles | نجحت راندي، نكاد نصل أخبرتك أن تقلع عن التدخين اد |
| Neredeyse hastaneye geldik. Bunu başaracaksın, tamam mı? | Open Subtitles | نكاد أن نصل للمستشفى سوف تفعلها ، حسناً ؟ |
| Neredeyse geldik. Birkaç dakika daha dayanın. | Open Subtitles | نحن نكاد نصل لو أمكنكم الصمود لبضعة دقائق أخرى |
| Hâlâ beklemek zorunda olduğumuzu biliyorum ama Neredeyse bitti. | Open Subtitles | أعرف أنه مازال علينا الإنتظار، لكننا نكاد نصل. |
| Grev Neredeyse bir aydır devam ediyor ve okula gidemeyen milyonlarca çocuğumuz var. | Open Subtitles | ترجمة مشتركة نكاد أن نِتم شهراً كاملاً مع هذا الإضراب. وهناكَ ملايين الأطفال عالقين بمنازلهم دونَ أن يذهبوا إلى مدارسهم |
| Sorun değil. Neredeyse sonuna geldik. | Open Subtitles | لا عليك ، إذ نكاد نقترب من النهاية و سيكون بإمكاننا إستعمال تلك السلالم |
| Neredeyse vardık, ileriden dönünce çıkmamız lazım. | Open Subtitles | نكاد نصل، ينبغي أن يكون عند المنعطف الذي أمامنا. |
| Neredeyse bitti Efendim. Birkaç kutu kaldı. | Open Subtitles | نكاد ننتهي سننقل بضعة صناديق فقط |
| Mümkün olduğunca az nefes al! Neredeyse geldik! | Open Subtitles | تنفّس في الحدّ الأدنى نكاد نصل |
| Hadi bebeğim. Neredeyse vardık. | Open Subtitles | هيا يا عزيزتي, نحن نكاد نصل إلى هناك |
| Varmak üzereyiz. Varmak üzereyiz. | Open Subtitles | نكاد نصل أننا هناك تقريبا |
| Eve varmak üzereyiz. | Open Subtitles | نكاد نصل لديارنا |
| - Köprüye gelmek üzereyiz. | Open Subtitles | نحن نكاد نكون على الجسر |
| - Uydular çevrimiçi olmak üzere. | Open Subtitles | نكاد نتّصل بالأقمار الاصطناعيّة. |
| Orada kimse yok. Nerdeyse pistin sonundayız. | Open Subtitles | لا يوجد أحد هناك نحن نكاد نصل إلى نهاية المدرج |
| - az kaldı. - Nasıl öğrendin? | Open Subtitles | ـ نكاد أن نحقق هدفنا ـ كيف اكتشفت الأمر؟ |
| "Süslü şey" dediği ölü inek ise geldik sayılır o zaman. | Open Subtitles | إن كان الشيء الفخم بقرة ميتة حينها نحن نكاد نصل |