| Pekala. Onlara bir dakika daha verelim, sonra da eve gidelim. | Open Subtitles | حسنا , سوف نمنحهم دقيقة أخرى ثم نذهب إلى المنزل |
| Hadi onlara istediklerini verelim. | Open Subtitles | إنّهما يُريدان مغامرة. دعونا نمنحهم واحدة. |
| onlara istedikleri gibi filmleri vermeliyiz... | Open Subtitles | يجب أن نمنحهم نوعية الأفلام التي يريدونها |
| Onlara biraz toprak vermeliyiz, fakat kabul edecekleri kadar. Bir santim bile fazla degil. | Open Subtitles | علينا أن نمنحهم بعض الأرض لكن أقلّ ما يقبلون، لا إنش أكثر. |
| Genelde kirasını ödemeyene üç ay mühlet veririz ve hâlâ ödememişlerse kilitlerini kırar ve eşalarını satarız. | Open Subtitles | عادة نمنحهم ثلاثة أشهر، ونكسر القفل، ونقوم ببيع ممتلكاتهم. |
| O kişiye bu büyük onuru isterse reddetme olanağı veriyoruz. | TED | نحن نمنحهم فرصة للانسحاب هذا شرف عظيم إذا كانوا يريدونه. |
| Hadi onlara konusacak bir seyler verelim. | Open Subtitles | دعينا نمنحهم شيئًا ليتحدثوا عنه |
| Onlara biraz zaman verelim. | Open Subtitles | دعنا نمنحهم لحظة |
| O zaman onlara birini verelim. | Open Subtitles | إذن سوف نمنحهم ذلك الشخص |
| Şunlara iyi haberler verelim. | Open Subtitles | -دعنا نمنحهم رائحة جيدة |
| Tatlım, onlara biraz daha zaman vermeliyiz tamam mı? | Open Subtitles | يا حبيبتي، لا بد أن نمنحهم مزيدا من الوقت |
| Elbette, Amerika'nın dinlemesini istiyorsak onlara dinlenecek birini vermeliyiz, | Open Subtitles | وبالطبع، لو أردنا لأمريكا أن تستمع فيجب أن نمنحهم شخصاً ليستمعون إليه |
| Onlara biraz mahremiyet vermeliyiz. | Open Subtitles | ربما يجب أن نمنحهم بعض الخصوصية |
| Onlara kendilerini kurtarmaları için bir şans vermeliyiz. | Open Subtitles | يجب أن نمنحهم فرصة لإنقاذ أنفسهم |
| Ve bence onlara karşı teklif şansı vermeliyiz. Sadece... | Open Subtitles | وأظن علينا أن نمنحهم فرصة العرض المضاد. |
| Onlara güzel Merihli isimleri veririz ve Merih tarihini anlatırız. | Open Subtitles | يمكن أن نمنحهم أسماء مريخية رائعة و يمكننا أن نعلمهم حول تاريخ المريخ |
| Onlara huzur veririz. | Open Subtitles | نحن نمنحهم السلام |
| O gücü biz onlara veririz. | Open Subtitles | نحن من نمنحهم إياها |
| Biz onlara destek ve para veriyoruz onlar bana özür veriyorlar. | Open Subtitles | أننا نمنحهم التأييد والمال، وهم يمنحوني العفو. |
| Onlara yiyecek, kalacak yer ve iş görüşmelerinde giymeleri için kıyafet veriyoruz. | Open Subtitles | نمنحهم الطعام ، مهجع للنوم، ثياب ، ومقابلات توظيفية |
| Şimdi de Arapları istiyorlar, ve onlara Arapları veriyoruz. | Open Subtitles | نمنحهم إياهم هكذا الأمر دائما إيّا ً كان ما يريدونه نمنحهم إيّاه |