| Danışman? Tamam, Teresa, Patrick, ikinizle de tanıştığıma memnun oldum. Ben, Dean Harken, Kaliforniya Hastalık Kontrolü Yetkilisi. | Open Subtitles | {\pos(195,240)} حسناً، (تيريزا)، (باتريك)، سررتُ بلقائكما أنا (دين هاركِن)، من قِسم كاليفورنيا لمكافحة الأوبئة |
| Harken, bir kaza raporu formu dolduruyor. | Open Subtitles | -يقوم (هاركِن) بجعلهم يملؤون تقريراً عن وقوع حادث |
| Ne yaparsan yap ama Harken'a söyleme. | Open Subtitles | -لكن مهما فعلتِ، فلا تخبري (هاركِن ) -لمَ لا؟ |
| Cole Harkin. Yardımcılarından biriydim. | Open Subtitles | -كول هاركِن) , لقد كنتُ أحد أعوانه) |
| Harkin'in çantasında bir defter var. | Open Subtitles | (حقيبة (هاركِن ثمّة كتاب بداخلها |
| Cole Harkin'den bahset. | Open Subtitles | حدّثني عن (كول هاركِن) |
| Ben sana inanıyorum. Ama Harken'ın nasıl düşüneceğini biliyorum. Seni suçlamanın bir yolunu bulacak. | Open Subtitles | أصدقكِ، لكنني أعرف طريقة تفكير (هاركِن) سيجد طريقة لإلقاء اللوم عليكِ |
| Her an olabilir, Harken şu köşeden, yüzünde endişeli bir ifadeyle gelip birisinin kaçtığını haber verecek. | Open Subtitles | بأية لحظة الآن، سيأتي (هاركِن) من تلكَ الزاوية وثمّة نظرة قلق ترتسم على وجهه لأنّ أحدهم لاذ بالفرار |
| Ben malı sağlamakla görevliyim, bu kolay oluyordu ta ki Harken rasgele kontrole gelene kadar. | Open Subtitles | أنا المسؤول عن المخزون، لذا كان الأمر سهلاً حتى جاء (هاركِن) للقيام بتفتيش مفاجئ |
| Harken, bunun sizin yaptığınız trajik bir hata olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | -أخبرنا (هاركِن) بأنكِ من تسببتِ بهذا... |
| - Bay Harken! | Open Subtitles | -سيّد (هاركِن)، لدينا إنذار بالخطر |
| - Harken'ın bize gösterdiği bir şey. | Open Subtitles | -ظهور (هاركِن ) |