Asıl hediyen bu akşam geliyor ve hediyene bayılacaksın. | Open Subtitles | هديّتك الحقيقيّة آتيةٌ الليّلة و سوف تُحبّها. |
Ben gerçek hediyen üstünde çalışmaya gidiyorum. | Open Subtitles | سأذهل للعمل على هديّتك الحقيقية |
hediyen arabanın bagajında. | Open Subtitles | هديّتك في السّيارة |
Ama sonra ikinci Hediyeni, yani bunu yaratarak seni affedebileceğimi fark ettim. | Open Subtitles | لكن عندئذٍ أدركت أنّ في وسعي أن أسامحك. وذلك بصنع هديّتك الثانية هذه، إنّه ترياق يلغي خلودك. |
Gidip Hediyeni getirelim. | Open Subtitles | سنذهب لإحضار هديّتك. |
- Sana anlatacak şeylerim var. - Önce senin hediyen. | Open Subtitles | عندي شئ لأخبرك به - هديّتك أولاً - |
Diğer hediyen, sevgilim. | Open Subtitles | هديّتك الأخرى، عزيزي |
Senin hediyen nerede? | Open Subtitles | ماذا عن هديّتك ؟ |
Boş ver. Senin hediyen değil. | Open Subtitles | لاتهتم ليست هديّتك |
Ve senin babandı. Bu senin hediyen, Koen. | Open Subtitles | تلك هديّتك يا (كوين) وهي لك ولك وجدك |
Senin hediyen, bu. | Open Subtitles | هذه هي هديّتك |
hediyen, bu. | Open Subtitles | هذه هي هديّتك |
Ve işte hediyen. | Open Subtitles | وإليك هديّتك. |
- İşte hediyen. | Open Subtitles | -هذه هديّتك |