| Donald, lütfen Şu ışığı kapat. Direkt gözüme geliyor. | Open Subtitles | دونالد أرجوك اطفىء هذا الضوء انه يشع فى عينى مباشرة |
| Aman Tanrım. Şu ışığı düzgün tutamaz mısın? | Open Subtitles | ياللمسيح, ممكن توجيه هذا الضوء مباشرةً؟ |
| O ışık senin için. Eğer hazırsan. | Open Subtitles | هذا الضوء لك ، إن كنتَ مستعداً |
| Hayır, Bu ışıkta göremezsin ama günışığında görebilirsin. | Open Subtitles | لا ، لن تستطيعين رؤيتهم في هذا الضوء لكن يمكنك رؤيتهم في ضوء النهار |
| Şu ışık görüşmenin kaydedildiğini gösteriyor. | Open Subtitles | هذا الضوء يُشير أن هذا الحوار مُراقب |
| O ışığı kaybetme Bar. | Open Subtitles | أنت من غير حياتي. لذا لا تخسر هذا الضوء الآن |
| Bütün soruların cevapları O ışığın içinde gizlidir. | Open Subtitles | كُلّ أجوبة هذه الأسئلة التي تريد أن تعرفها موجودة داخل هذا الضوء |
| Biliyor musunuz, Şu ışığı hiç sevemedim. | Open Subtitles | أوتعلمون؟ أنا لا يروق لي هذا الضوء |
| - Şu ışığı yüzümden çek bayan. | Open Subtitles | يا سيدة، أبعدي هذا الضوء عن وجهي |
| Çekin Şu ışığı gözümün içinden. | Open Subtitles | أبعد هذا الضوء عن وجهي |
| Lord Asriel, O ışık adamın vücudundan çıkıyor mu yoksa giriyor mu? | Open Subtitles | "لورد ارزيال" ، هل يخرج هذا الضوء من جسد الرجل ام إنها تهبط؟ |
| Sizi kurtaran O ışık olur. | Open Subtitles | هذا الضوء الذي يبقينا على الطريق الصحيح |
| Eğer O ışık yeniden görünürse bizi ara. | Open Subtitles | ،إذا ظهر هذا الضوء مجدداً اتصل بنا |
| Kulübe yolunu yarıladık. Bu ışıkta bırakacağım seni. | Open Subtitles | نحن في منتصف الطريق إلى الكوخ سوف أتركك عند هذا الضوء |
| Ağacın, Bu ışıkta ayrı bir güzelliğinin olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | أظن أن الشجرة تبدو رائعة خاصةً في هذا الضوء. ألا تظن ذلك؟ |
| Şu ışık,hissediyor musun? | Open Subtitles | هذا الضوء أتشعرين به؟ |
| O ışığı kaybetme Bar. | Open Subtitles | أنت من غير حياتي. لذا لا تخسر هذا الضوء الآن |
| O ışığın devasa öneminin sonsuza dek yok olduğunu Gatsby de fark etmiştir. | Open Subtitles | ربما أنه خطر بخاطر "جاتسبى" أن تميز هذا الضوء الهائل قد إختفى للأبد |
| bu ışık güneşin yüzeyinden yaklaşık 150 milyon km boyunca seyahat eder. | Open Subtitles | يسافر الينا هذا الضوء قرابة الـ 150 مليون كم من سطح الشمس |
| Bu hayvanlar mavi ışığı özümseyip, anında bu ışığa dönüştürüyorlar. | TED | هذه الحيوانات تمتص الضوء الأزرق وفى الحال تقوم بتحويل هذا الضوء. |
| Sonra o tünelin içine O ışığa doğru. | Open Subtitles | ثم في هذا النفق نحو هذا الضوء |
| Sadece, sıcak, seni çağıran bir ışık görürsen, ona doğru gitme. | Open Subtitles | , لو أنك رأيت هذا الضوء اللامع الدافئ لا تذهب إليه |
| Çek şu feneri... | Open Subtitles | ... أبعدى هذا الضوء عن |
| Şu harika ışığa bak. | Open Subtitles | انظرا لكل هذا الضوء. |
| Her yerimdeki bu ışıklarda ne? | Open Subtitles | "ما هذا الضوء حولي؟" |
| Bizler de bu ışığın bir kısmını engelleyen yıldızlar sayesinde oluşan karanlıkları arıyoruz. | TED | والبحث عن الخفوت الناتج عن حجب بعض هذا الضوء من النجوم. |