| Charles, once bu farenin genetik yapısını insan derisini reddetmeyecek şekilde değiştirdi. Ve farenin derisinin altına kulak şeklinde bir polimer iskelesi yerleştirerek daha sonra çıkartılıp bir insana nakledilebilecek bir kulak oluşturdu. | TED | غير هذا الفأر بحيث جعله مهندسا وراثيا ليتوفر على جلد أقل مناعية للجلد البشري، وضع سقالات بوليمير على شكل أذن تحته وأنشأ أذنا يمكن أخذها من الفأر وزرعها في الإنسان. |
| Açıkçası, bu fare protestosunun talihsiz bir yanlış anlamanın ötesinde bir durum olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | حقًا، أعتقد أن شأن هذا الفأر ليس أكثر من سوء فهم مؤسف. |
| Siyah elbiseli bu fare Diaz gibi konuşuyor. | Open Subtitles | هذا الفأر فى البدلة السوداء يتحدثكثيرامثل"دياز " |
| Hemen bırak o fareyi yere! | Open Subtitles | ماكس إرم هذا الفأر من يدك |
| o fareyi burada istemiyorum! | Open Subtitles | أخرج هذا الفأر من هنا! |
| Yani, adam Kansas'vari, yüzme şampiyonu filan biriydi ve bu fareye sahipti. | Open Subtitles | أعنى ، ها هو بطل كانساس فى السباحة و معه هذا الفأر |
| Senin dediklerinle bu fareye bir gen terapisi uyguladım ve eğer haklıysam iki ay daha uzun yaşayacak. | Open Subtitles | أعطيت هذا الفأر معالجة جينية اعتمادًا على معلوماتك وإن كنت محقًا، سوف يعيش لشهرين إضافيين |
| - Şu fare, her zaman onunla mı birlikte? - Evet. | Open Subtitles | حسناً، هي دائماً تبقي هذا الفأر بجوارها، أليس كذلك؟ |
| Kapıyı öyle açık tutmaya devam ederseniz, bu sıçan büyük ihtimalle içeri girecek. | Open Subtitles | ايقاء بابك مفتوح هكذا سيجعل هذا الفأر يقوم بالدخول |
| bu fare o çirkin, ödlek suratını yiyecek. | Open Subtitles | هذا الفأر سوف يأكل وجهك القبيح |
| İşte yalnızca bu... bu fare niye hâlâ patimde acaba? | Open Subtitles | لماذا مازال هذا الفأر في مخالبي؟ |
| Şu fare heykelinden... kazandığın para sayesinde durumunun iyi olduğu çok açık. | Open Subtitles | كلا، يبدو إنّك تبلي بلاءً حسنٌ مع هذا الفأر المنحوت الذي تصنعه لتجني المال. |
| Eğer kral değilde herhangi biri olsaydın, bu sıçan ölmüş olurdu. | Open Subtitles | لو كنت شخص اخر غير الملك لكان هذا الفأر ميت |