| Kocaman, korkunç bir bayan var heykele kovalıp onu öldürmeye çalışıyor. | Open Subtitles | هناك سيدة كبيرة مخيفة مطاردة فتاتك حتى التمثال، في محاولة لقتلها. |
| Babamla benim tanışmanı istediğimiz genç bir bayan var. | Open Subtitles | هناك سيدة شابة نريدك انا ووالدك ان تقابلها |
| Büyükanne, tahtayı kullanmana gerek yok kasabada hayaletlerle konuşabilen bir kadın var. | Open Subtitles | جدتي، ليس عليك أن تستخدمي اللوحة بعد الآن هناك سيدة في المدينة تستطيع أن تتحدث للأشباح |
| Ne zaman yaşlı bir kadın geçse Billy Penn'i işaret ederdik. | Open Subtitles | وكل مرة مرت هناك سيدة عجوز كنا نشير إلى بيلي بن |
| Ağzını topla böcek. Ortamda bir hanım var. | Open Subtitles | انتبه للغتك ايها اللئيم هناك سيدة متواجدة |
| Kendisinden genç bir adamla çıkan bir kadın vardı. | Open Subtitles | كان هناك سيدة تعرضت لعملية نصب على يد شاب صغير |
| Evet, merhaba. Yolda kalmış bir bayan var. | Open Subtitles | اوه، نعم، مرحباً هناك سيدة تقف بجانب الطريقِ هنا |
| Alnı noktalı bir bayan var mı evinde? | Open Subtitles | إذن هل هناك سيدة في المنزل لها نقطة في جبينها؟ |
| Biliyor musun, benimle öğle yemeği yiyebilecek çok seksi bir bayan var ve onu uzun zamandır bekletiyorum. | Open Subtitles | أتعلمين أنه ثمة هناك سيدة معجبة بي ولكني أتجاهلها منذ مدة طويلة؟ |
| Tost makinesinin içinde yaşayan yaşlı bir bayan var,.. ...ve yüz aynen şöyle... | Open Subtitles | هناك سيدة عجوز تسكن في أحد جوانب محمصتنا |
| Kocaman, korkunç bir bayan var heykele kovalıp onu öldürmeye çalışıyor. | Open Subtitles | كان هناك سيدة مخيفة كانت تلاحق الفتاة وتحاول قتلها |
| Bak, koltuğundan kalkan bir bayan var. Haydi. | Open Subtitles | أنظر هناك سيدة تنهض من مقعدها تعال |
| Dışarıda acaip hızlı koşan bir kadın var. Hem de araba kadar hızlı! | Open Subtitles | هناك سيدة تركض بسرعة كبيره مثل سرعة السيارة |
| İçerde adi bir kadın var. Beni götürmek için geldi. | Open Subtitles | هناك سيدة ما في الأسفل تريد أن تأخذني بعيداً عن هنا |
| Hayır. bir kadın geldi. Yanlış zile basmış. | Open Subtitles | ,كلا.ولكن هناك سيدة أتت وقالت إنها ربما قد أخطأت بالعنوان |
| Kendisinden ayrılmayı hiç istemediğim yalnızca bir hanım var. | Open Subtitles | هناك سيدة واحدة ساكون حزينا جدا لفراقها |
| Ben küçükken sokağımızda böyle bir kadın vardı. | Open Subtitles | كانت هناك سيدة مثلها في حيي عندما كنت صغيراً. |
| Mutfakta çok özel biri var... gözleri seni arıyor. | Open Subtitles | هناك سيدة مميزة جدا فى المطبخ لا تطيق إنتظار رؤيتك |
| Clyde, sence içeride hatun var mı? | Open Subtitles | كلايد ، وكنت أعتقد أن هناك سيدة في هناك؟ |
| Teknede iyi alışkanlıkları olan bir kadının bulunması harika... | Open Subtitles | انه شيء عظيم ان يكن هناك سيدة علي متن السفينة بعادات جيدة. |
| Ama ne olduğunu soracağım çünkü genç bir bayanın ve üç çocuğun, hayatlarına devam edebilmeleri için bu sorunun cevabını bilmeleri gerekiyor. | Open Subtitles | ...و لكنّي سأسألكِ ماذا حدث؟ ، لأن هناك سيدة شابة و ثلاثة أطفال يريدون أن يعرفوا |
| Bayanlardan biri iyi hissetmiyor. | Open Subtitles | هناك سيدة متوعكة |
| 12 Nisan'da Blake'in katında çalışan sadece bir kadın varmış. | Open Subtitles | كانت هناك سيدة واحدة تعمل عند بليك |