| Sayın Başkan, buradayım; çünkü Amerikan İHA filosunun savunmasız olduğunu ve bugün olacak bir terörist saldırıda kullanılacağına inanıyorum. | Open Subtitles | سيدي الرئيس، انا هنا لأني متأكد ان اسطول الطائرات الآلية الأمريكية قابل للإختراق وسوف يستخدم في هجمات إرهابية اليوم |
| Buradayım çünkü zamanım var ve sen müşkül durumdasın ve ben... | Open Subtitles | انا هنا لأني املك الوقت وانت لديك مشكلة عصيبة ..لذا |
| Buradayım çünkü hepimiz ortak bir karar aldık. | Open Subtitles | أنا هنا لأني اتفقت مع الجميع على تواجدنا هنا |
| Arma kazanmak için burada değilim, seni sevdiğim için buradayım. | Open Subtitles | أنا لست هنا من أجل رقعة. أنا هنا لأني أحبك. |
| Bağımlı olduğum ve okulu bıraktığım için buradayım. | Open Subtitles | أنا هنا لأني كنت سيئة السلوك ثم طردت من المدرسة |
| Buraya sana karşı iyi davranmaya çalışmak için buraya geldim. | Open Subtitles | لقد قدمت إلى هنا لأني أحاول أن أكون لطيفاً معكِ |
| Ben buraya Emmett'i düşündüğüm için geldim senin ise tek derdin kazanmak mı? | Open Subtitles | أنا جئت إلى هنا لأني مهتمة بإيميت وكل ما تهتم به هو الفوز؟ |
| Buradasın çünkü pürüzlü yerleri düzeltmende yardımcı olmanı istiyorum. | Open Subtitles | أنت هنا لأني أردت مساعدتك لتسهيل تلك الأمور الخشنة |
| Ben Buradayım çünkü gerçeği öğrenmek istedim. | Open Subtitles | أنا هنا لأني أردت معرفة الحقيقة. |
| Hayır. Buradayım çünkü arkadaşım hakkında endişeliyim. | Open Subtitles | لا.أنا هنا لأني قلقة بشأن صديقتي |
| Buradayım çünkü ikinci bir şans istiyorum. | Open Subtitles | في الحقيقة ، أنا هنا لأني... أنا أبحث عن فرصة أخرى |
| Ben açıkçası Buradayım çünkü bir arkadaşla buluşacaktım ama... | Open Subtitles | في الواقع هنا لأني سأقابل صديق لي |
| Ben buradayım, çünkü hayalet kılığında bir kurdum aslında. | Open Subtitles | أنا هنا لأني ذئب في لبس الشبح |
| Lowell cevap verir "Buradayım, çünkü kimseyi öldürmeyecektim." | Open Subtitles | "رد (لويل), "أنا هنا لأني لم أرغب بقتل أحد |
| Bağımlı olduğum ve okulu bıraktığım için buradayım. | Open Subtitles | أنا هنا لأني كنت سيئة السلوك ثم طردت من المدرسة |
| Kötülerin en kötüsü olduğum için buradayım ben. Yoluma çıkan herkes öldü. | Open Subtitles | انا هنا لأني أفضل الأسوأئين أي أحد يقف بطريقي يلقى الموت. |
| - Sizinle birlikte bu göreve gelmek için buradayım. | Open Subtitles | أنا هنا لأني سأذهب معكم في هذه المهمة |
| Aslında arabaya ihtiyacım olduğu için buraya geldim. | Open Subtitles | من باب الإفصاح عن الحقيقة أنا هنا لأني في حاجة إلى سيارة |
| Sana güvendiğim için buraya getirmiştim. | Open Subtitles | لقد أحضرتك إلى هنا لأني وثقتُ بكِ |
| Birbirimize yardım edebileceğimizi düşündüğüm için geldim. | Open Subtitles | أنا هنا لأني أظن أنه يمكننا مساعدة بعضنا |
| Buradasın çünkü bana yayın yasağı getirildiğini duyunca yüzünde oluşacak o ifadeyi görmek istedim. | Open Subtitles | أحضرتكِ هنا لأني أريد أن أرى تعابير وجهكِ عندما تسمعي عن الأمر القضائي بالمحافظة على السرية |
| Toby, buraya geldim çünkü düşündüm ki birbirimize yardımcı olabiliriz. | Open Subtitles | توبي, لقد أتيتُ هنا لأني ظننت أنه بأمكاننا مساعده بعضنا |
| Burdayım çünkü patronun... normal yollardan ölmedi. | Open Subtitles | لماذا أنت هنا ؟ أنا هنا لأني لا أظن أن رئيسكِ مات |