| Salı günü burada buluşacağız. Tanık beyanınızı hazırlayacağız. | Open Subtitles | ستقابلنى هنا يوم الثلاثاء وسنناقش شهادتك |
| Bir cumartesi günü burada olmak zorunda olmam çok saçma. | Open Subtitles | أنة سخيف للغاية علي أن أكون هنا يوم السبت |
| Eski Başkan Yardımcısı cuma günü burada olacak. | Open Subtitles | نائب الرئيس السابق سوف يكون هنا يوم الجمعة |
| Ve, evet, bir gün buraya taşınmak benim bir parçam ve neden biz bu tartışmayı bir hapishane hücresinde ve Şükran Günü'nde yapıyoruz? | Open Subtitles | و نعم .. هنالك جزء مني يريد ان ينتقل إلى هنا يوم ما و لماذا نجري هذه المناقشة في زنزانه في يوم عيد الشكر ؟ |
| Her neyse, kadın pazar günü buraya gelecek. | Open Subtitles | إنها ستأتي هنا يوم الأحد، لذا أريدك أن تكون لست عقبة بالطريق |
| Öldüğü gün burada, Polonya'da olduğunuz kanıtlandı. | Open Subtitles | ونحن لدينا الدليل على أنك كنت هنا يوم موته |
| Geçtiğimiz salı günü buradaydı; bir daha onu görmedim. | Open Subtitles | لقد جاء إلى هنا يوم الخميس الماضي، ولمْ أرَه بعد ذلك. |
| ve bütçe kesintilerinden dolayı sadece Salı ve Perşembe günleri burada olmam bu okulun topluluğunun önemli bir parçası olmadığım anlamına gelmez, o yüzden şu andan itibaren, saygı talep ediyorum. | Open Subtitles | وهذا فقط لني اكون هنا يوم الثلاثاء والخميس بسبب التخفيضات في الميزانيه هذا لايعنى اني لست جزءا هاما |
| Çarşamba günü burada bir vampir öldürmüştüm. Neden parkta takılıyorlar? | Open Subtitles | قتلت واحد منهم هنا يوم الأربعاء لماذا هم فى المنتزة ؟ |
| Eğer ben Salı günü burada değilsem... ve Salı günü açık değilsek... ve bugün Salı günüyse ve ben burada duruyorsam, o zaman bu nasıl oluyor? | Open Subtitles | إذا انا لَستُ هنا يوم الثّلاثاء ونحن لن نفتح الثلاثاء واليوم هو الثّلاثاءُ و انا أَقِفُ هنا، |
| Pazartesi günü burada işin olsun istiyorsan, bunu yapmanı öneririm. | Open Subtitles | و إذا أردت أن تكون لك وظيفة هنا يوم الإثنين، أقترح أن تقوم بهذا |
| Ben Kent, gündelikçi işçi cumartesi günü burada kaldım. | Open Subtitles | انا كينت,أعمل بالحد الادنى من الاجر و عالق هنا يوم السبت |
| Hafta sonu çalışması için hepinizi cuma günü burada istiyorum. | Open Subtitles | اريدكم جميعاً هنا يوم الجمعة لـ ورشة عمل في عطلة نهاية الاسبوع |
| Lord Glendenning Cumartesi günü burada olacak. | Open Subtitles | سيأتي اللورد جلادينينج الى هنا يوم السبت |
| Bütün çalışanlarınızla konuşmak istiyoruz ama özellikle pazar günü burada olanlarla başlamak istiyoruz. | Open Subtitles | نحن سنحتاج للكلام مع كلّ مستخدميك، لكنّنا نودّ أن نبدأ مع الرجال الذي كانوا هنا يوم الأحد. |
| Vijay, ya cumartesi günü burada olmadığımız anlaşılırsa? | Open Subtitles | فيجاي، كيف نحن ذاهبون لإثبات لم نكن هنا يوم السبت؟ |
| Salı günü burada değilim. | Open Subtitles | نعم، انظر، انا لَستُ هنا يوم الثلاثاء |
| Hep bir gün buraya gelmeliyim diye düşündüm. | Open Subtitles | أنا دائما أعتقد أنني سوف يأتون إلى هنا يوم واحد |
| Geçen gün buraya geldin, veznedar bana "merhaba" demedi. | Open Subtitles | أتيت إلى هنا يوم أمس وذهبت إلى أمين الصندوق ذلك... ولم يقل "مرحباً..." |
| Arabasındaki GPS'ten anladığımız kadarıyla pazar günü buraya gelmiş ölmeden önceki gün. | Open Subtitles | أززّا جي بي إس في سيارته، وهو أخبرنا بأنّه كان هنا يوم الأحد، اليوم سابق مات. |
| Evet. Onun öldüğü gün burada mı oynuyordunuz, bayanlar? | Open Subtitles | نعم، هل كنتِ تلعبين هنا يوم مقتله يا آنسة؟ |
| Evet, Marie çarşamba günü buradaydı. | Open Subtitles | أجل ، كانت (ماري) هنا يوم الأربعاء |
| Suzie genellikle salı günleri burada olur. | Open Subtitles | سوزي عادة ماتكون هنا يوم الثلاثاء |
| Boş günümde burada olduğuma inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أصدق أني هنا يوم عطلتي |
| Eğer onun aleyhine karar verirseniz, onu Skokie'ye geri götürürler, ...daha sonra da Pazartesi günü tekrar buraya getirirler. | Open Subtitles | إن رفضتَ طلبنا فسوف يعيدونها إلى سكوكي ثم ينقلونها مرة أخرى إلى هنا يوم الاثنين |