Artık onlar için en iyi olanı düşünmem lazım, Gin. | Open Subtitles | يجب أنْ أفكّر فيما هو أفضل بالنسبة لهما يا جين. |
Ben yetişkin bir kızım. Birinin bana, benim için en iyi olanı söylemesine gerek yok. | Open Subtitles | أنا فتاة كبيرة، أنا لست بحاجة إلى شخص يقول لي ما هو أفضل بالنسبة لي. |
Kendin için en iyi olanı yapmalısın. | Open Subtitles | حسنا، يجب أن نفعل ما هو أفضل بالنسبة لك. |
Benim için en iyisi nedir haberi yok! Deli o! | Open Subtitles | ليس لديها أي فكرة ما هو أفضل بالنسبة لي أنها مجنونه |
Çünkü onun için en iyisi buydu. | Open Subtitles | لأن ذلك كان ما هو أفضل بالنسبة له |
Hayır, ben kasaba için iyi olan şeyi yaptım. Tabi evet. | Open Subtitles | غير صحيح, فلقد فعلت ما هو أفضل بالنسبة للبلدة نعم نعم- |
Sen ve takım için en iyi olanı yapıyordu. | Open Subtitles | انه يفعل ما هو أفضل بالنسبة لك والفريق |
- Sakın! Sen kendin için en iyi olanı yapıyordun. | Open Subtitles | لقد كنت تفعل ما هو أفضل بالنسبة لك |
Çalıştığım sırada bir zaman sonra benim için en iyi olana dönüştü. | Open Subtitles | فيمكانٍما علىطول الطريق،أنا... أصبح ما هو أفضل بالنسبة لي أنا |
Bademcik iltihabından step dansına kadar her anını gördüm, onun iyiliği için duyduğun endişeden minnettarım ama onun için neyin iyi olduğunu ben bilirim ve onun ve benim için en iyisi bu meseleyi konuşmak. | Open Subtitles | رأيتها من خلال كل شيء من إلتهاب اللوزتين إلى الرقص، لذلك أنا أقدر إهتمامك لرفاهيتها، لكني أعرف ما هو أفضل بالنسبة لها وما هو الأفضل لها و لي هو أن نتحدث عن هذا |
Senin için iyi olan, Steve Jenks için olmayabilir. | Open Subtitles | - ما هو أفضل بالنسبة لك ربما لا يكون ما أهو أفضل بالنسبة لـ ستيف جينكس . |