| Yüz binlerce anonim sıradışıyı, bunun gerçekleşmesi için çok sıkı çalıştıran şeydi. | TED | هي ما جعل مائة ألف من المميزين المجهولين يعملون بجهد لتحقيق ذلك. |
| Şu ana kadar şahit olduğumuz tek katliam Koca John'un otobüs tuvaletine bıraktığı şeydi. | Open Subtitles | وحتى الآن, الليال الملاح الوحيدة الغير محددة التي شهدناها, هي ما خلفه جون الضخم في حمام الحافلة |
| Bu ev, bizi hayata bağlayan, elimizde kalan tek şey. | Open Subtitles | هذه الشقة هي كل ما تبقى لدينا هي ما يبقينا متماسكين |
| Bu ev, bizi hayata bağlayan, elimizde kalan tek şey. | Open Subtitles | هذه الشقة هي كل ما تبقى لدينا هي ما يبقينا متماسكين |
| Sepetinizdeki kibrit kutusu tam da ihtiyacım olan şey. | Open Subtitles | علبة أعواد الثقاب هذه التي في سلتك، هي ما احتاجه بالضبط. |
| Seni cezbeden kontrol duygusu ve kadınları kontrol etmek sana olanları kontrol etmene en yakın olan şey. | Open Subtitles | السيطرة هي ما يهمّك والسيطرة على النساء هي أقرب ما يمكن إلى السيطرة على ما سيحدث لك |
| İşte böyle laflar yüzünden insanlar eşcinsel olduğumuzu sanıyor. | Open Subtitles | مثل هذه العبارات هي ما تجعل الأشخاص يعتقدون أنّنا شاذين |
| Bu baban ilk söylediğin şeydi, hatırladın mı? | Open Subtitles | لقد كانت هذه الكلمات هي ما قلته لي أول مرة، اتذكر؟ |
| Tamamen mahvoldum, turisti oynamak, tam olarak ihtiyaç duyduğum şeydi. | Open Subtitles | -أنا سعيدة للغاية، هذه الجولة هي ما كنت أحتاجه |
| Bugün kolay şeylerle ilgilenmek tam da ihtiyacım olan şeydi. Bö! Ben kazandım. | Open Subtitles | السهولة هي ما احتاجها اليوم انا ربحت |
| Aslında Capoeira ile Aikido arası bir şeydi. Tekvando senin üzerinde uyguladığım şeydir. | Open Subtitles | تايكوندا هي ما طبقتها عليك للتو. |
| Heyecan, beni işime bağlayan en önemli şeydi. | Open Subtitles | كانت الإثارة هي ما جذبني لهذه الوظيفة. |
| Arkadaşlarımın benimle ilgili gördükleri tek şey o orkidenin bir resmi ve yeni yüzüme kavuşana kadar görmelerini istediğim tek resim de o. | Open Subtitles | صورةُ هذه الزهرة هي كلُّ ما رآهُ أصدقائي منّي هي ما أردتُهم أن يتصوّروني عليه |
| Bugünlerde düşündüğüm tek şey ailem. | Open Subtitles | يبدو أنّ العائلة هي ما أفكّر فيه فقط هذه الأيّام |
| Gece dışarı çıkmak, seni bu ruh halinden soyutlamak için ihtiyacın olan tek şey. | Open Subtitles | ليلة بالخارج هي ما تحتاجينه لرفع معنوياتك |
| Bazen yüzleşmemeye çalıştığınız şey ya da hayatınızı değiştirecek olan şey gerçektir. | Open Subtitles | أحيانا، الحقيقة هي ما نتفادى مجابهتها أو الحقيقة التي تغيّر مجرى حياتك... |
| Bu vurgun, FBI'dan kurtulmak için, ihtiyacım olan şey. | Open Subtitles | هذه الغنيمة هي ما أحتاج للتحرر من مكتب التحقيقات الفدرالي |
| At Arabası. İşte ihtiyacımız olan şey, çünkü atlar var. | Open Subtitles | عَربات، هي ما نحتاج إليها، بسبب الأحصِنة. |
| Almanlar geceleri gözlerini kapattıklarında ve yaptıkları kötülükler yüzünden bilinçaltları onlara işkence ettiğinde bizi düşünerek işkence çekecekler. | Open Subtitles | وحين يغمض الألمان أعينهم ليلاً وحين يعذّبهم ضميرهم بسبب الشرّ الذي ارتكبوه فستكون ذكرانا هي ما يعذّبهم |
| Bence smokin yüzünden pek sıcak bakmıyorlar. | Open Subtitles | أعتقد أنّ البدلات الرسميّة هي ما يُبعدهم. |
| Tam olarak bu eski arkadaşlıklar yüzünden ona ihtiyacımız var ya. | Open Subtitles | تلك الصداقات السابقة هي ما نريدها بالضبط |