| Bir tanesi canımı çok sıkan söylemediği birkaç şey de var. Anlıyorum. | Open Subtitles | وأغفل ذكر أشياء أكثر، وأحدها جعلني أتميّز غضبًا. |
| Bir tanesi şuraya 60 inçlik bir LCD. | Open Subtitles | وأحدها هو الحصول على شاشة عملاقة هناك |
| Bu derslerden biri de temiz enerjinin çevre için sadece iyi değil ayrıca hava kirliliğini azaltarak hayat kurtardığı. | TED | وأحدها هو أن الطاقة النظيفة ليست فقط جيدة للبيئة، ولكن يمكنها إنقاذ الأرواح بالحد من تلوث الهواء. |
| Olamaz! Dört bilet varsa ve biri de gittiyse, böylece... | Open Subtitles | لا, لو كانت توجد أربع تذاكر وأحدها ذهبت, هذا يترك... |
| Onu tanımadığını söylemişti. Merlyn'in uyuşturucu bulundurmaktan iki kaydı var, biri satış amaçlı. | Open Subtitles | لقد أنكر معرفته بها ميرلِن) لديه سابقتين حيازة , وأحدها عمديّ) |
| Merlyn'in uyuşturucu bulundurmaktan iki kaydı var, biri satış amaçlı. | Open Subtitles | -ميرلِن) لديه سابقتين حيازة، وأحدها عمديّ) . |
| Evet, ve onlardan biriside "çocuklar vampir olamaz." | Open Subtitles | نعم, وأحدها لا تجعل طفلاً يصبح مصاص دماء |
| Özellikle bir tanesi çok güçlü. Piedmont State Parkı. | Open Subtitles | وأحدها قوية للغاية، منتزه (بيدمونت ستيت)؟ |
| Bu işlerden bir tanesi "Spelling Spider". | TED | وأحدها هو "عنكبوت الهجاء" |
| İçlerinden bir tanesi kadının sol karıncığını delmiş. | Open Subtitles | وأحدها تحرك |
| Benim yüzümden domino taşları yıkılmaya başladı ve onlardan biri de senin annendi. | Open Subtitles | الذي بدأ بإسقاط أحجار الدومينو، وأحدها كانت أمّكِ |
| Sana birçok sebepten dolayı aşık oldum ve o sebeplerden biri de her şeyin her zaman bir yolunu bulman. | Open Subtitles | أغرمت بك لعدة أسباب، وأحدها هي أنّك تجد حلًّا دومًا |
| Bunlardan biri de yarınki sunumu benim yapmayacak olmam. | Open Subtitles | وأحدها أني لا أستطيع تقديم العرض غدًا. |
| Ancak değerlerimiz var ve onlardan biri de gammazlamamak. | Open Subtitles | ولكن لدينا قيم وأحدها هو أنك لا تشي |
| Bir gün yanlışlıkla olur da oy verirsen bilmen gereken bazı şeyler var ve onlardan biri dünyanın en büyük ülkesi olduğumuzu destekleyecek hiçbir kanıt olmadığı. | Open Subtitles | في حال ذهبتِ صدفة إلى صندوق الاقتراع في أحد الأيام، هناك بعض الأمور عليك معرفتها وأحدها هو، ليس هناك أي دليل يدعم مقولة |