| Bunu sorduğun zaman öpüşmeyi kastetmiyordun ve bunu Sen de biliyorsun. | Open Subtitles | حينما سألتِني ذلك، لم تكوني تسألين عن قُبلةٍ، وإنّك لتعلمين ذلك. |
| Bunu sorduğun zaman öpüşmeyi kastetmiyordun ve bunu Sen de biliyorsun. | Open Subtitles | حينما سألتِني ذلك، لم تكوني تسألين عن قُبلةٍ، وإنّك لتعلمين ذلك. |
| Bunu sorduğun zaman öpüşmeyi kastetmiyordun ve bunu Sen de biliyorsun. | Open Subtitles | حينما سألتِني ذلك، لم تكوني تسألين عن قُبلةٍ، وإنّك لتعلمين ذلك. |
| Ve Sen de onun, vücudu kurtarmak için kolu koparmaya midesinin yetmeyeceğini düşünüyorsun. | Open Subtitles | وإنك لا تعتقد بأن لديه الجراءة .لكي يلوى الذراع لحفظ الجسد |
| Ve Sen de onun, vücudu kurtarmak için kolu koparmaya midesinin yetmeyeceğini düşünüyorsun. | Open Subtitles | وإنك لا تعتقد بأن لديه الجراءة .لكي يلوى الذراع لحفظ الجسد |
| Beni buluyorsun, iki adamımı öldürüyorsun ve bunu boş verip geçmeyeceğimi bilecek kadar akıllısın. | Open Subtitles | وإنّك ذكي كفاية لتعلم أنّي لن أمرر هذا مرور الكرام. |
| Haklısın. Bu gece gerçekten faciaydı. Sen de kesinlikle alkoliğin birisin. | Open Subtitles | إنّك محقّ، الليلة كانت كارثيّة بمعنى الكلمة، وإنّك قطعًا مدمن خمر. |
| Ve Sen de bana incinmemeyi öğretebilecek birine benziyorsun. | Open Subtitles | وإنّك تبدو كأحد بوسعه تعليمي أن أتفادى ذلك. |
| Çünkü kızımın hayatı buna bağlı. Benim kızımı sevdiğim kadar Sen de kızını seviyorsun. | Open Subtitles | لأن حياة ابنتي مرهونة بذلك، وإنّك تحبّ ابنتك كما أحبّ ابنتي. |
| Onu durdurmanın tek bir yolu var, Sen de biliyorsun. | Open Subtitles | القضاة هناك طريقة واحدة لمنعه وإنّك تدري ما هي |
| Beni şu an yanınızda tutuyor ki sonradan öldürebilsin, Sen de farkındasın. | Open Subtitles | السبب الأوحَد للإبقاء عليّ الآن هو قتلي، وإنّك تعلم ذلك. |
| Seni seviyor, bundan eminim, Sen de onu seviyorsun. | Open Subtitles | إنّي متأكد مِن أنّها تحبّك، وإنّك تبادلها الحب. |
| Evet Sen de bu sıkıntının içerisinde hâlâ şüphelisin. | Open Subtitles | أجل، وإنّك ماتزال شخص ذو اعتبار في هذه الفوضى. |
| Ama ben bir yere gitmiyorum. Ben öğrenmek istedim, Sen de bana boş yere öğretmedin. | Open Subtitles | لن أغادر لأي مكان، وددت التعلُّم، وإنّك علّمتني لسبب. |
| Sen de ona o zamandan beridir Hayalet gibi davranıyordun. - İşine yarıyor mu bari? - Ne demek istiyorsun Lyla? | Open Subtitles | وإنّك تعامله كواحد من الأشباح منذئذٍ، فبما أثمر إليك ذلك؟ |
| Sen de sürekli meseleyi ikimize çevirmeye çalışıyorsun. | Open Subtitles | وإنّك لا تنفك تحاول إرجاء مشكلته بنا. |
| Ayrıca yolculuk, gidilen yerden daha önemlidir Ve sen dostum, harika bir maceraya atılmak üzeresin. | Open Subtitles | ناهيك عن أن متعة الطريق تفوق متعة الوصول. وإنك يا صديقي على وشك أن تنطلق في مغامرة مذهلة. |
| 30 saniyedir falan seninle konuşuyoruz ve Sen de başını sallıyorsun ama bana hiç dinliyormuşsun gibi gelmedi. | Open Subtitles | إننا نخاطبك طَوال 30 ثانية، وإنك تهز رأسك لكني لا أظنك منصتًا. |
| 30 saniyedir falan seninle konuşuyoruz ve Sen de başını sallıyorsun ama bana hiç dinliyormuşsun gibi gelmedi. | Open Subtitles | إننا نخاطبك طَوال 30 ثانية، وإنك تهز رأسك لكني لا أظنك منصتًا. |
| Beni buluyorsun, iki adamımı öldürüyorsun ve bunu boş verip geçmeyeceğimi bilecek kadar akıllısın. | Open Subtitles | وإنّك ذكي كفاية لتعلم أنّي لن أمرر هذا مرور الكرام. |
| Yaptığın şey için üzgün olduğunu ve öyle olduğun için üzgün olduğunu söylüyorsun, bir daha yapmayacağım diyorsun. | Open Subtitles | عليك فقط القول بأنك آسفة لما فعلته وإن تكوني آسفة على من أنتي وإنك لن تكرري فعلتك مرة أخرى |