| RH: Evet Emin değildik. Demek istediğim tüm stres bu yüzdendi. | TED | ر.ه: صحيح،لم نكن واثقين. أعني، كان ذلك يضعنا تحت ضغط كبير. |
| - Ölü olup olmadığından Emin değiliz. - Sorun da bu zaten. | Open Subtitles | إننا غير واثقين مما إذا كان قد مات و هذه هى المشكلة |
| Yani, eğer Emin değilseniz, öyleyse, oturun. Gidip evinizde bekleyin. | Open Subtitles | لذا إذا لم تكونونا واثقين فاجلسوا و ابقوا في منازلكم |
| Ama babam da ben de en iyisini sona sakladığımıza eminiz. | Open Subtitles | لكن أنا وأبي واثقين بأننا أبقينا الأفضل للآخِر |
| - Melekler şehrine gidiyoruz. Hangi yoldan gideceğimizi bilmiyoruz sadece. | Open Subtitles | إننا في طريقنا للمدينة السماوية ولسنا واثقين أي طريق نسير فيه |
| İşe alınmayacağımızdan gayet emindik. Dur, dur, dur biraz. | Open Subtitles | كنّا واثقين جداً أننا لم نحصل على الوظيفة |
| En doğru kararı ver yeter. Sana güveniyoruz. | Open Subtitles | لكن حاول تسيطر على الأمور احنا واثقين فيك |
| Birileri bana öyle şeyler anlattı ki eminim buna inanmayacaksınız ama onun Kennedy ailesinden olduğuna eminler. | Open Subtitles | أخبرني أحدهم وأنا واثق أنني لا اصدق هذا.. لكنهم قالوا أنهم واثقين أنه كان واحداً من آل كينيدي |
| Çocuklar, çok teşekkür ederim eğer kesinlikle eminseniz, benim için yapabileceğiniz ufak bir şey var. | Open Subtitles | شكرا جزيلاً لكما يا رفاق إذا كنتم واثقين حقاً هناك شيئاً ما يمكنكما القيام به من أجلي |
| Biz, sen davet ettikten sonra bile gelme konusunda Emin değildik. | Open Subtitles | نحن، لم نكن واثقين من مجيئنا إلى هنا، حتى بعدما دعوتِنا. |
| Bir de Doug, her şeyin sımsıkı olduğundan Emin olalım. | Open Subtitles | و دوغ، دعنا نتأكد من أننا واثقين من باقي الأمور. |
| ıslıkların ne işe yaradığını gerçekten anladıklarından Emin değiliz. | TED | فنحن لسنا واثقين ما إذا فهموا فعلاً معنى الصَّافرات |
| İnsan hackerları ele alırsak çoğunluğu aralık bulabiliyor. Diyebilirim ki, Emin olamayız. | TED | على اعتبار أن قراصنة الكمبيوتر يجدون ثغرات دائمًا، وأود أن أقول، يجب ألا نكون واثقين للغاية. |
| Bizler, iyi görenlerin yavrularıyız ve bu yüzden normal şartlarda algılarımızın kusursuz olduğundan Emin olabiliriz. | TED | وكنا طفرة من الذين ابصروا بدقة أعلى يمكن أن نكون واثقين بأنه في الحالات العامة بأن إحساسنا دقيق |
| Ama eminiz ki iş için dikkat dağıtıyordu. | Open Subtitles | لكننا واثقين مع ذلك، بأنه كان مجرد إلهاء لهذا. |
| Başkan Wallace ve ben, insanların 7 Atrianı çok iyi karşılayacaklarından eminiz, ama-- | Open Subtitles | مايور والاس , وأنا واثقين جداً .. بأن المجتمع سيعتنق الاتريين السبع نحن سوف |
| Kafanızın tekrar çıkmayacağından oldukça eminiz. | Open Subtitles | إننا واثقين أنه لا يمكن أن تنمو رأسك بعد قطعها |
| İstihbaratın gerçek olup olmadığını dahi bilmiyoruz. | Open Subtitles | نحنُ لسنا واثقين حتى بأن معلوماته الإستخباراتية صحيحة بحق |
| Nedenini bilmiyoruz, ama daha çok onları sahiplenmek adına işaretliyor gibi. | Open Subtitles | لسنا واثقين من السبب,لكنه غالبا يجعلهم خاصين به |
| İkimiz de ilişkimizin mükemmel olduğundan emindik, ama bir şeyler eksikti. | Open Subtitles | كنا واثقين أن علاقتنا كانت مثالية و لكن كان هناك شيء مفقود |
| Kendimize güveniyoruz Dünyanın en iyi iki pilotuna sahibiz. | Open Subtitles | نحن واثقين جدا بأن لدينا افضل سائقين في العالم. |
| Eğer o kadar eminlerse, niye kimse onu bulamıyor? | Open Subtitles | واثقون أنها لازالت هنا إذا كانوا واثقين هكذا، لماذا لم يعثر عليها أحد؟ |