| Biliyor musun, babam bana Bunlardan birini verdi ben sadece yaşlarında idi. | Open Subtitles | تعلمون، أعطى والدي لي واحد من هذه عندما كنت فقط عن عمرك. |
| Ders verdiğim üniversite için Bunlardan birini almak için bir hükümet yetkilisini ikna edebildim. | TED | وعلى هذا كنت قادراً على إقناع أحد مسؤولي الحكومة لشراء واحد من هذه المعامل للجامعة التي كنت أدرِّس بها. |
| Yani 10 bin dolara Bunlardan birini alınca,.. ...sizin oluyor değil mi? | Open Subtitles | إذن عندما تبتاع واحد من هذه التوابيت بعشرة آلاف دولار.. |
| Evet bunlardan bir tane almak istiyorum. | TED | وأنا أريد أن أحصل على واحد من هذه المراحيض |
| Ne zaman bunlardan bir tane alsam, bütün gece elimde dolaştırıyorum.. | Open Subtitles | كل مرة أحصل على واحد من هذه ينتهي بي الحال ممسكاً به طوال الليل |
| Bunlardan birine sahip olmana şaşırmadım. | Open Subtitles | أنا لستُ متفاجىء أن لديّك واحد من هذه |
| Örneğin, bu binadaki asansörler büyük olasılıkla bunlardan biri tarafından kontrol ediliyor. | TED | على سبيل المثال المصاعد في هذا المبنى على الاغلب يتم التحكم فيها عن طريق واحد من هذه |
| Bunlardan birini ateşlemek için bir bahaneniz olursa, sizi temin ederim ki kötü adamlar mağaralarından çıkmayı hiç istemeyecek. | Open Subtitles | أوجد الحجة لإطلاق واحد من هذه السلسلة وأنا شخصياً أضمن لك أن الأشرار لن يرغبون حتى في الخروج من كهوفهم |
| Ayrıca öğretmenine Bunlardan birini de vermelisin. | Open Subtitles | أنت يجب أن تعطي المعلم أيضاً واحد من هذه التعابير |
| İstediğin espriyi yap ama sadece Bunlardan birini satsam yeter ve bize yeni bir fırın alabilirim. | Open Subtitles | لا قومي بكل النكت التي تريدين ولكنني فقط يجب علي أن أبيع واحد من هذه |
| Bunlardan birini en son ne zaman görmüşsündür? | Open Subtitles | متى كانت آخر مره رأيت فيها واحد من هذه الأشرطة؟ |
| Bunlardan birini istiyorum. | Open Subtitles | أريد واحد من هذه. حسناً، لنركز. |
| - Ve Bunlardan birini taşıyacağım. | Open Subtitles | اوه,وا ستطيع ان احمل واحد من هذه |
| Hep Bunlardan birini denemek istemişimdir. | Open Subtitles | لقد أردت دائماً أن أجرب واحد من هذه. |
| (Gülüşmeler) Size bir sürü şeyi gösterdim, hemen Bunlardan birini daha detaylı göstereceğim. | TED | ( ضحك ) حتى الآن، قمت بإعطائكم العديد من الآمور الموجودة هناك، لذا سأقوم بتحليل واحد من هذه بشكل سريع. |
| Bizi serbest bırakırsan bunlardan bir tane daha veririm. | Open Subtitles | نذهب مجاني وهناك سوف يكون آخر واحد من هذه لك. |
| Neyse, bunlardan bir tane aldığımı söylemeye gelmek istedim. | Open Subtitles | على اية حال فقط اردت المرور واخبارك انني اخترت واحد من هذه |
| Gerçeği söylemek gerekirse, Bence bunu bana verdi, çünkü sadece bu şekilde, bende de bunlardan bir tane olacağının farkına varmıştı. | Open Subtitles | وسأخبركِ بالحقيقه ... أعتقدت انها أعطته لي فقط لأنها اعتقدت انه الطريق الوحيد الذي ربما أحصل به على واحد من هذه الاشياء |
| Alv,sen neden bunlardan bir tane almıyorsun? | Open Subtitles | لماذا لا تأخذ واحد من هذه ياإلف ؟ |
| Çocukken Bunlardan birine sahiptim. | Open Subtitles | كان لدي واحد من هذه عندما كنت صغيرة |
| Bunlardan birine daha önce hiç bindin mi? | Open Subtitles | هل ركبت واحد من هذه من قبل ؟ |
| bunlardan biri, Kendinizden daha büyük bir sebebe bağlanmak. | TED | واحد من هذه الأشياء هو المساهمة في قضية أكبر منكم كأفراد. |