| En başından beri bilinçli bir seçimdi. | TED | بل كان خيارًا واعيًا منذ لحظات البداية الأولى. |
| Sanırım o yönde ilerlemek bilinçli bir tercihti. | Open Subtitles | أخمّن أن هذا كان قرارًا واعيًا لتوجيه دفة الأمور في هذا الإتجاه. |
| Genellikle bilinçli bir çaba göstermek zorundayım. | Open Subtitles | دائمًا علي أن أبذل جهدًا واعيًا. |
| Hayatında neler yaptığını görmek için ayık olmama gerek yok. | Open Subtitles | لا أحتاج إلى أن أكون واعيًا لأبصر ما تفعلينه في حياتك. |
| Bak, Ollie bana ayık kalmak için bir sebep aradığını söyledi. | Open Subtitles | أخبرني (أولي) أنّك قلت إنّك تحتاج سببًا لتبقى واعيًا |
| Ayıkken bana karşı zaten yeterince saygısızsın. | Open Subtitles | أنت تحتقرني بما يكفي عندما تكون واعيًا |
| Ayıkken bana karşı zaten yeterince saygısızsın. | Open Subtitles | أنت تحتقرني بما يكفي عندما تكون واعيًا |
| - O sırada bilincin yerinde miydi? | Open Subtitles | -أكنت واعيًا بأثناء هذا؟ |
| Neden? Çünkü bir bilincin var. | Open Subtitles | -لأنك واعيًا |