| Sonra, deneysel tarafı keşfettim ve deneysel taraf, dokunabileceğin bir boyut. | Open Subtitles | ولكن بعد ذلك اكتشفت الجانب التجريبي والجانب التجريبي هو الجانب العملي |
| Ve bunun da şaşırtıcı tarafı da genellikle, bu geometrinin kurallarının çok kısa olmasıdır. | TED | والجانب المثير للإستغراب فيه هو أنّه في كثير من الأحيان، تكون قواعد الهندسة قصيرة للغاية. |
| Sol tarafı tamamen, sağ tarafı kısmen felç oldu. | Open Subtitles | الجانبالأيسرمشلول، والجانب الأيمن جزئياً |
| Ve dahil edeceğiniz diğer taraf tamamen karşı fikirlere sahip olan taraftır. | TED | والجانب الاخر الذي سوف تتواصل معه هو الجانب الذي لديك خلاف عميق معه |
| Muhbirimiz, 20 metre aşağıdaki bloklarda caddenin doğu kısmında, caminin bu tarafında bir kaç çift kablonun bir enkaz yığınına doğru girdiğini görmüş. | Open Subtitles | عند ذلك المجمع 20 متراً من هذه الجهة من المسجد والجانب الشرقي من الشارع مخبرنا يقول بانه رأى زوج من الأسلاك |
| İyi tarafı, babanı tanıyor olmam. O bir harikaydı. | Open Subtitles | والجانب الجيد هو انني كنت اعرف والدك واعتقد أن كلايد كان عجوز طيب |
| Diğer tarafı da hafif beyazı olan bir siyahlıktı. | Open Subtitles | والجانب الآخر أسودُ مع قليلاً مِنْ الأبيضِ |
| 200 metre aşağıda cami'nin köşesi, caddenin doğu tarafı. | Open Subtitles | على بعد 20 مترا في هذا المربع السكني هذا الجانب من المسجد، والجانب الشرقي من الشارع |
| Tek olumsuz tarafı cinayetten hapse girecek olmanız. | Open Subtitles | والجانب السلبي هُو أنّك ستدخل إلى السجن بتهمة القتل. |
| Dhaka, Bangladesh'in kenar mahallelerinde, moda haberlerinin gizli tarafı ortaya çıkana kadar. | Open Subtitles | عندما حدث، على مشارف داكا، بنغلاديش، استغرق الأمر والجانب الخفي من العناوين الموضة. |
| PVC bağlantısının erkek tarafı O-halkası ile onu önyüzde tutuyor ve dişi tarafı da... | Open Subtitles | الجزء الذكرى من وحدة المركبة يحملها فى شكل دائرى فى وجه اللوحة والجانب الأنثوى هو |
| Avantajlı tarafı ise, içinde benden bir şeyler olması. | Open Subtitles | .. والجانب الإجابي .. أنه سيكون هناك شيء مني |
| Bir taraf olabildiğine uzun, diğer taraf inanılmaz küçük ve ancak bir aradalarken bir bütün olabilmişler. | Open Subtitles | احد الجانبين طوال القامة جدا والجانب الاخر صغار جدا وفقط معا يستطيعان ان يملكا رؤية كاملة للعالم |
| Mahkeme, tiyatrodur. Tarafın ne olursa olsun, en iyi yalanı söyleyen kazanır. Bu genelde sen olurdun, ama diğer taraf bugün daha iyiydi. | Open Subtitles | المحكمة عبارة عن مسرح والجانب الذي يملك الكاذب الأبرع يربح، عادة ما تكون أنتَ الأبرع، لكنّ اليوم كانت أبرع منك |
| Bir hayaleti bizim tarafımız ile öteki taraf arasında bir insan gişesi yapmış olurum. | Open Subtitles | سأصنع إنسانة شبحيّة يترسّخ وجودها في جانبنا والجانب الآخر. |
| Sence bizle diğer taraf arasında bir delik açmaya mı çalışıyor? | Open Subtitles | أتعتقد أنها ستحاول خلق خرق بيننا والجانب الأخر؟ |
| İyi ve kötüyü bir arada tutan sihirli bir güç karanlık ve aydınlık taraf. | Open Subtitles | قوة سحريه تحمل الخير والشر معا الجانب المظلم والجانب المنير |
| Duruşma başladı ve karşı taraf problem çıkardı. | Open Subtitles | وبعد ذلك بدأت المُحاكمة، والجانب الذي ضدي سبب مُشكلة. |
| Tamam, arkadaki, sağ yan tarafında bıçak izleri buldum. | Open Subtitles | حسناً، لقد وجدت علامات طعن على عظم العجز والجانب الأيمن |
| İyinin tarafında mıyız kötünün mü? | Open Subtitles | والجانب الذي نحن جيدة أو الشر؟ |