| Onda da CTE olabilir mi diye düşündüm, merak ettim. | TED | وتساءلت ما إذا كان لديه ارتجاج في المخ هو الآخر. |
| ve havanın bulutlu olduğu bir gün bir gök gürültüsü oldu ve güneş görünmeye başladı ve ben merak ettim, kendimi yeniden iyi hissettim. | TED | وفي يوم مليئ بالغيوم كان هناك شقوق في السحب ولكن الشمس بدأت بالخروج وتساءلت, يمكن سأشعر بتحسن. |
| Ve merak ettim, acaba bu rahatlık ona taşınabilirmiydi. | TED | وتساءلت ما إذا كان يمكن لهذه الحرية أن تنتقل إليه |
| Tatlım, hiç merak ettin mi neden seni olay yerinde bulunurken ziyaret etmediğimi burada çalıştığın ilk sene içerisinde? | Open Subtitles | عزيزي، أسبق وتساءلت عن عدم زيارتي لك بالمركز في السنة الأولى لعملك هناك؟ |
| İneklerin neden dokuz parmağı olur merak ettin mi hiç? | Open Subtitles | أسبق وتساءلت لمَ لدى المهووسين بالعلم تسع أصابع؟ |
| Ve merak ediyordum da bunu beraber yapmak ister misin diye. | Open Subtitles | وتساءلت إن كنت تريد أن نفعل ذلك معاً |
| Ve müziğin iyileştiriciliğiyle ilgili başka vakalar var mıydı, merak ettim. | TED | وتساءلت إنْ كان هناك أي حالات أخرى من الموسيقى الطبية. |
| Oh, çok üzgünüm, ama şarkınızı çok beğendim ve bana da söyleyebilir misiniz diye merak ettim. | Open Subtitles | أنا آسفة جداً لكنني استمتعت بغنائكم وتساءلت لو تستطيعون إخباري |
| Yakınlarda bir işim vardı ve nasıl olduğunu merak ettim. | Open Subtitles | لقد كان لدي عمل بالجوار وتساءلت كيف صحتها |
| merak ettim, "Ne tür bir işe girebilirim, hem de gün ortasında dört saat boyunca uyumam gerekirken? | TED | وتساءلت: "أي وظيفة هذه التي سألتحق بها حين أحتاج إلى النوم أربع ساعات وسط اليوم؟ |
| Einstein'ın niye bir gorille konuştuğunu merak ettim ve gorili yakalayıp konuşturdum. | Open Subtitles | وتساءلت لماذا قد يريد إينشتاين " أن يتحدث إلى غوريلا " لذا أمسكت بالغوريلا وضربته حتى تكلم بكل شيء |
| Eve gidip karısını, ağzı hala benim aletim gibi kokarken öpüp öpmeyeceğini, çocuklarının odalarında, iyi geceler diyebilmek için babalarını bekleyip beklemediğini merak ettim. | Open Subtitles | وتساءلت عما إذا كان سيقبّلها لدى وصوله المنزل فتستطيع شم رائحتي عليه، وتساءلت عما إذا كان الأطفال في انتظاره في غرف نومهم |
| Ve bunun nedenini merak ettim. | TED | وتساءلت لماذا كان ذلك؟ |
| Şu satırı çok sevdi: "Bu mektubu, sana hayatında ne yaptığını hiç merak ettin mi diye yazıyorum, | TED | أحب باتريك هذا السطر: "أنا أكتب هذا جزئياً لأخبرك أنه إذا حدث وتساءلت يوماً ما عما حققته في حياتك... |
| Hiç merak ettin mi-- | Open Subtitles | .. هل سبق لك وتساءلت |
| Ve merak ediyordum da bunu beraber yapmak ister misin diye. | Open Subtitles | وتساءلت إن كنت تريد أن نفعل ذلك معاً |
| Ve merak ediyordum: Ya benim evim olsaydı nasıl olurdu. | Open Subtitles | وتساءلت, كيف يمكن أن يكون منزلهم. |