| Sağlık ihlalleri, hayvanlara şiddet.. ..ve korkutma suçlarına dair şikayetler aldık. | Open Subtitles | وردتنا بلاغات عن انتهاكات لقانون الصحّة وقسوة ضد الحيوانات وجناية الترويع. |
| Utah'tan Vermont'a, Alabama'ya, Havai'ye kadar talepler aldık. | TED | وردتنا الطلبات من يوتاه إلى فيرمونت، إلى ألاباما، إلى هاواي. |
| Binanızda büyük güç dalgaları olduğuna dair, sinyaller aldık. | Open Subtitles | وردتنا بعض التقارير عن إندفاع في التيار في مبناك |
| Otoparkta bir çok fuhuş olayına.., ...rastlandığı haberini aldık. | Open Subtitles | وردتنا معلومات أن الكثير من العاهرات كنّ يمارسن الخدع في المرآب. |
| İngiliz gülümüzü kaybettik. | Open Subtitles | والأميرة لقد فقدنا وردتنا الانجليزية |
| Stone'un yeni hedefinin Başbakan'a yakın birisi olduğu yönünde istihbarat aldık. | Open Subtitles | لقد وردتنا أخبار .. هدفستونالقادمذوعلاقات. يلعبالغولفمع المحافظ. |
| Deniz dibindeki mezarlık alanda düzinelerce cesedin bulunduğuna dair duyumlar aldık. | Open Subtitles | -لا تعليق وردتنا تقارير بأنّكم وجدتم عشرات الجثث -بموقع القبر التحتمائي |
| Merkezden geri dön çağrısı aldık. | Open Subtitles | أيها الملازم، وردتنا رسالة على الجهاز تأمرنا بالإتصال على المركز |
| Yerel köpekleri bulan insanlardan yaklaşık 30 telefon aldık ama hiçbiri buralı değil. | Open Subtitles | فقد وردنا 30 مكالمة من أشخاص قد عثروا على كلاب محلية، لكن الأمر هو المكالمات التي وردتنا لم تكن محلية. |
| Tesisinizin çok yakında saldırıya uğrayacağı yönünde istihbarat aldık. | Open Subtitles | ما الذي يحدث بحقّ الجحيم؟ وردتنا معلوماتٌ استخباريّة أنّ محطّتكم ستتعرّض لهجومٍ وشيك |
| CIA'den bu sabah bir istihbarat aldık. | Open Subtitles | وردتنا اخبارية من مركز الاستخبارات المركزي هذا الصباح |
| Görevlilerle konuşmaya çalıştık sonra da bunu bildiren ihbarı aldık. | Open Subtitles | حاولنا التواصل مع المسعفين عبر اللّا سلكيّ ثمّ وردتنا مكالمة نجدة تبلّغ عن هذا. |
| Laboratuvarların çoğu şehir dışında ama L.E.S. sosyal konutlarında bir tane olduğuna dair bilgi aldık. | Open Subtitles | أغلبها بشمال الولاية، لكن وردتنا معلومة أن ثمة واحدًا في مشروع إسكان. |
| Laboratuvarların çoğu şehir dışında ama L.E.S. sosyal konutlarında bir tane olduğuna dair bilgi aldık. | Open Subtitles | أغلبها بشمال الولاية، لكن وردتنا معلومة أن ثمة واحدًا في مشروع إسكان. |
| Binada bomba tehdidi olduğuna dair bilgi aldık. | Open Subtitles | وردتنا من عدة مصادر مضمونة وجود قنابل حول المبنى في الجدار الداخلي |
| Güvenlik sisteminden bir uyarı sinyali aldık. | Open Subtitles | وردتنا إشارة تحذير من نظام الأمان |
| - Evet, birkaç dakika önce bazı bilgiler aldık. | Open Subtitles | نعم، لقد وردتنا معلومات منذ دقيقتين |
| Arabayla çarpıp kaçan birinin buradan ayrıldığına dair belirsiz bir ihbar aldık. | Open Subtitles | وردتنا معلومة من مصدر مجهول أن سيارة صدمت شخص ما وهربت... قد شوهدت تغادر محلكم... |
| Çok üzgünüm, az önce buradaki konuğumuz hakkında bazı bilgiler aldık, bu nedenle her türlü önlemi almalıyız. | Open Subtitles | -أنا آسف وردتنا للتو معلومات عن ضيفنا.. تطالبنا باتخاذ الاحتياطات اللازمة |
| Bir saat önce, The Grey Gull'de bir patlama olduğuna dair birkaç çağrı aldık. | Open Subtitles | منذ ساعة مضت، وردتنا مكالمات عديدة حول انفجار وقع في حانة "النّورس الرمادي". |
| İngiliz gülümüzü kaybettik. | Open Subtitles | والأميرة لقد فقدنا وردتنا الانجليزية |