| - Oynamayacağına söz vermiştin bana! - Buna oyun denmez, Jean. | Open Subtitles | لقد وعدت ألا تلعب مرة أخرى اننا لم نلعب يا جين |
| Yapma ama! Böyle sapıklaşmayacağına dair söz vermiştin. | Open Subtitles | بالله عليك لقد وعدت ألا تكون معتوهاً |
| Lanet olsun Gabriel, özel hayatımdan uzak duracağına dair söz vermiştin. | Open Subtitles | تبًا،"جابريل" لقد وعدت ألا تدخل ملفي الشخصي |
| Bir şey söylemeyeceğime söz vermiştim ama onun hakkında sanki eskiden tanıdığın bir komşunmuş gibi bahsetmenden yoruldum artık. | Open Subtitles | وعدت ألا أقول شيئاً لكنني سئمت من حديثك عنه كما لو أنه أحد سكان الحي الذي كنت تعرفه |
| Geri dönmeyeceğime söz vermiştim biliyorum ama gidecek başka bir yerim yok. | Open Subtitles | حسنًا، أعلم أنني قد وعدت ألا أعود هنا لكن ليس لديَّ مكان آخر لأذهب له |
| Burada durmayacağımıza söz verdin. Kötü bölge. | Open Subtitles | مهلا, لقد وعدت ألا تتوقف هنا, منطقة سيئة |
| Tamam. Eğer bizi öldürmeyeceğine söz verirsen onu sana vereceğim. | Open Subtitles | .سأعطيك إياه إذا وعدت ألا تقتلنا |
| Burayı parti merkezine çevirmeyeceğine söz vermiştin. Çevirmedim. | Open Subtitles | أنت وعدت ألا تحوّل المكان لمركز حفلات. |
| Burayı parti merkezine çevirmeyeceğine söz vermiştin. | Open Subtitles | أنت وعدت ألا تحوّل المكان لمركز حفلات. |
| Onu bir daha görmeyeceğine söz vermiştin. | Open Subtitles | لقد وعدت ألا ترينه مجدداً |
| Onu koruyacağıma söz vermiştim. | Open Subtitles | لقد وعدت ألا يحدث له شيء سيء. |
| Bak Bart, seni incitmeyeceğime dair söz vermiştim. | Open Subtitles | (لقد وعدت ألا أؤذيك يا (بارت |
| Evet. Ona asılmayacağına söz verdin. | Open Subtitles | أجل، وعدت ألا تغازلها |
| Ve beni asla bırakmayacağına söz verdin. | Open Subtitles | و لقد وعدت ألا تتركني مجددا |
| Kimseya zarar vermeyeceğine dair söz verirsen. | Open Subtitles | فقط لو وعدت ألا تؤذي أحداً أتعد ؟ |
| Yanımda gene ölmeyeceğine söz verirsen. | Open Subtitles | لو وعدت ألا تموت ثانيةً |