Bazı ayak izleri buldum. Boyutuna ve izlerin derinliğine bakılırsa, canavarın yaklaşık 150 kilo olduğunu tahmin ediyorum. | Open Subtitles | لقد وجدت آثار أقدام مبنية على حجم وعمق المنخفضات وحشنا يزن حوالي 300 باوند |
Yaranın şekline ve derinliğine bakılırsa kurşun, vücuda girdiğinde alışılmışın dışında bir şekilde yavaşça ilerliyor. | Open Subtitles | شكل وعمق مكان الإصابة يشير إلى أن الرصاصة كانت تتصاعد بشكل غير عادي و بمسار بطيء عندما أخترقت جسده |
Gördüğümüz yaraların şekli ve derinliği çakıyı ya da ona benzer bir şeyi andırıyor. | Open Subtitles | او سكين الجزار شكل وعمق الطعنات الذي نراه تقول انه استعمل سكينة جيب صغيرة |
Siper derinliği güzel. Evet, evet. | Open Subtitles | وعمق الخندق جيّد أجل، بالتأكيد، بالتأكيد |
İlk koruma kalkanı 60 fit genişliğinde ve 22 fit derinliğinde bir hendekti. Bir uçtan bir uca uzanan hendeğin boyu 4 mil kadardı. | TED | أول خط دفاعي كان خندقاً بعرض 60 قدم وعمق 22 قدم. ويمتد بطول 4 أميال من الساحل للساحل |
Mütemadiyen dalgaların büyüklüğünü, ...suyun derinliğini ve akıntıları kontrol etmek zorunda. | Open Subtitles | فعليها أن تحدد باستمرار كِبر حجم الأمواج وعمق المياه وماذا يفعل المد |
Sonra da fıçı tapasını tüm gücünle çok derine sokarsan | Open Subtitles | ومن ثم إذا قمتي بفعل فتحة بشكل جيد وعمق جيد |
Çıkan kum miktarı ve deliğin derinliğine dayanarak birden fazla katilimiz olduğuna bahse girerim. | Open Subtitles | حسناً، بناءً على كمية الرمل التي أُزيحت وعمق الحفرة، أراهنك أننا نبحث -عن أكثر من قاتل. |
Bu açıdan ve yaranın da derinliğine bakılırsa Barry'yi boğmaya çalışan Tyler'ı durdurmak için arkasından kılıcı saplayan sendin. | Open Subtitles | لذا حكما بالزاوية وعمق الجرح أحسب انه أنت من طعن (تيلر) في الظهر لمنعه من خنق باري) هنا) |
Bu açıdan ve yaranın da derinliğine bakılırsa Barry'yi boğmaya çalışan Tyler'ı durdurmak için arkasından kılıcı saplayan sendin. | Open Subtitles | لذا حكما بالزاوية وعمق الجرح أحسب انه أنت من طعن (تيلر) في الظهر لمنعه من خنق باري) هنا) |
Bıçağın giriş genişliği ve yaranın derinliği vücudun farklı yerlerinde değişiyor. | Open Subtitles | عرض الدخولِ وعمق الإختراقِ تَفاوتَ. |
Yanık izi ve kömürleşme derinliği gösteriyor ki yangın aşırı yüksek bir sıcaklıkta yanmış. | Open Subtitles | نمط الحريق وعمق التفحيم يشير إلى حريق |
Genişliği ve derinliği 1 metre olacak. | Open Subtitles | بعرض 3 أقدام وعمق 3 أقدام |
Bakın, gaz fışkırması, 800 metre genişliğinde ve en az 3 kilometre derinliğinde bir yarık oluşturmuş. | Open Subtitles | الغازات الناتجة عنه خلقت فجوة بعرض 1.5 ميل وعمق 2 ميل |
Bu, yaklaşık 1.6 km genişliğinde ve 183 metre derinliğinde bir çukur. | TED | إذن هي بعرض ميل، وعمق ٦٠٠ قدم. |
Ve biliyorum, bütün bu konuşma bir mil uzunluğunda ve bir inch derinliğinde ama benim işime gelen de bu. | TED | وأقول: "أجل، أتدرون، أنا -- هذا Talk كان بعرض ميل وعمق بوصة، لكن هذا ما يناسبني حقاً." |
Doğayı ve kültürlerinin derinliğini anlamaya gelmiştim. | Open Subtitles | فهم الطبيعة... وعمق ثقافتهم. |
Kendinle baş başa kaldığında, etrafında kimse yokken, iyice derine iniyorsun ta ki... kendini kaybedene dek. | Open Subtitles | عندما تكون بحالك في كل الاوقات بدون اي شخص , فقط انت انت تبدا بالذهاب عمق وعمق في نفسك |