Çok heyecanlanarak geri döndüm. Bana bir tür umutsuzlukla bakıp dediler ki; " Ada mı? " | TED | ولقد تحمست ورجعت و نظروا الى في حالة فزع وقالو: جزيرة؟ |
Ateşlenmiş. Yapılacak bir şey yoktu dediler. | Open Subtitles | لقد أصيب بنوع من الحمى ، وقالو أنه لم يكن هناك ما يمكن فعله |
Wi-Fi yeniden açılmalı. Buradan dediler. | Open Subtitles | يجب أن يعاد تشغيل اتصالنا اللاسلكي، وقالو بأن علينا فعل ذلك من هنا |
ben de yardım etmek istedim, onlar da, " Hey, topu almamıza yardımcı olur musun? " dediler ben de, " Pekala, geç kalıyorum ama yaparım " dedim, ama bu çocuklar top oynamak istiyorlardı, ve dürüst olmam gerekirse destek olmak istedim. | Open Subtitles | وأنـا أتيـت وقالو هل تساعـدنا في إخراج الكورة قلت حسنا... |
Her şey yolunda gözüküyor, dediler. | Open Subtitles | نعم , وقالو أن كل شيء يبدوا جيداً |
- Evet. İyi dediler. | Open Subtitles | نعم وقالو أنه لا بأس بذلك |
Onlara senin sorunundan bahsettim ve dediler ki... | Open Subtitles | وقلت لهم عن مشكلتك .... وقالو لي |
Onlar da: " Ne boşanmasıymış? " dediler. | Open Subtitles | وقالو "أي طلاق "؟ |
Bana güldün çünkü dediler ki... | Open Subtitles | ضحكو علي وقالو |