Scotland Yard'a telgraf çekti ve kıyafet değiştirip geleceğini söyledi. | Open Subtitles | ربط شرطة بريطانية وقال بأنه كان يصل إلى التنكر. التنكر؟ |
Ve böylece, bir gün Peter geldi ve kendisinin Peter Pauling olduğunu söyledi, ve bana babasına ait taslakların bir kopyasını verdi. | TED | وإذاً، في يوم ما جاء بيتر وقال بأنه بيتر باولينغ، وأعطاني نسخة من مخطوطات والده. |
Ona turta pişirdin, o da iyi bir performans sergileyeceğini söyledi. | Open Subtitles | لقد خبزت له فطيرة أيضاً ، وقال بأنه ذاهب ليقوم بتأدية عرض مثالي ، لذا |
Ve aşçıyı "pataklayacağını" söyledi. | Open Subtitles | وقال بأنه سوف يثقب الرئيس الحالي للطهاة. |
Sahiden de arayıp şüphelinin Jeff olduğuna inandığını söylemişti. | Open Subtitles | لقد إتصل بي وقال بأنه يعتقد أن " جيف " مشتبه |
Evet, haftalardır arayıp duruyordu ve bu sabah arayıp beni görmek istediğini söyledi. | Open Subtitles | أجل، لقد كان يُراسلني ليطلب حضوري إليه منذ أسابيع، ولقد اتصل اليوم، وقال بأنه يريد رؤيتي |
- Aynen. Ve sörf tahtasını yukarı kendisinin bağladığını söyledi. | Open Subtitles | وقال بأنه ربط لوح التزلج إلى سقف السيارة بنفسه |
Üç gün sonra, heyecanlı bir şekilde geri geldi ve kazandığını söyledi. Ama bu bir yalandı. | Open Subtitles | بعد ثلاثة أيام, رجع إلينا متفائلاً وقال بأنه قد ربح, لكنها كانت كذبة |
Hayır. Sadece içeride birkaç fotoğraf çekti. Beni arayacağını söyledi. | Open Subtitles | لا، لقد أخذ بعض الصور وحسب وقال بأنه سيعود |
Çıkmadan hemen önce beni aradı. Çok büyük bir iş üzerinde olduğunu. Ve bunun beni etkileyeceğini söyledi. | Open Subtitles | لقد اتصل بي مباشرة عقب خروجه من السجن وقال بأنه قد دخل في شيء ما كبير، وكأن هذا سيدهشني أو شيء ما |
Dünyanın en büyük finansal sırrının peşinde olduğunu söyledi. | Open Subtitles | وقال بأنه يسعى وراء أكبر سر مالي في العالم |
4. doğum günümde biraz yürüyüp geleceğini söyledi. | Open Subtitles | كانت حفلة عيد ميلادي الرابع خرج يمشي في الغابة، وقال بأنه سيعود |
Ayrıca bunun gibi birçok dava olduğunu söyledi. | Open Subtitles | وقال بأنه هناك العديد من هذه القضايا المشابهة |
Ufaklığa taktığını söyledi, iki montlu ufaklık. | Open Subtitles | هو كذبَ علي وقال بأنه غطى ذكره قضيبٌ ضئيل مع واقيين |
Döndüğünü ona haber vermeyecek olursam öleceğimi söyledi. | Open Subtitles | وقال بأنه لو حصل وعُدتَ إلي ولم أخبره فأنا ميتة |
Salonu kullanabileceğimizi söyledi. | Open Subtitles | وقال بأنه يمكننا إستخدام صالة الالعاب الرياضية خاصته |
ve eğer tekrar Ketchup ile konuşurlarsa bile kendisini öldüreceğini ve, hesabını kapatacağını söyledi. | Open Subtitles | وقال بأنه سيقتل نفسه ويلغي الحساب لو تحدثوا لصاحب الكاتشاب مجددًا. |
Yaralanmadı, daha sonra bana kuzu şiş ısmarlayacağını söyledi. | Open Subtitles | هو لم يصب بأذى، وقال بأنه سيجعلني طعاماً للخراف. |
Bana yazıp eve döneceğini söylemişti. | Open Subtitles | لماذا كتب لي رسالة وقال بأنه ...سيعود للمنزل وسيصل؟ |
Hem aynı gün serbest kalacağımı söylemişti bu yüzden... | Open Subtitles | وقال بأنه سيطلق سراحي في نفس اليوم,لذا... |
İlk eşi boşanma belgelerinde onu bir kere bıçakla tehdit ettiğini ve insan etinin tadını hep merak ettiğini söylemişti. Ama kötü evliliklerde, tartışmanın şiddetiyle insanlar aptalca şeyler söyleyebilirler. İkinci evliliği 41 yıl sürmüştü. | TED | معترفا بأن زوجته ذكرت في أوراق طلاقها أنه هددها مرة بالسكين. وقال بأنه طالما تسائل ماهو طعم اللحم البشري، لكن الناس يقولون أشياء غبية لبعضهم البعض في الزيجات السيئة في أوج المشادات الكلامية واستمر زواجه الثاني لمدة 41 عاما. |