| Saldırılar bitti ve her şey normale dönüyor. | Open Subtitles | وأن الهجمات خلفنا وكل شيءٍ سيعود على ما كان عليه |
| İptal etmeye çalıştım ama artık çok geçti ve her şey çok hızlı oldu. | Open Subtitles | حاولت التراجع عن الأمر، لكنه كان متأخراً جداً وكل شيءٍ حدث بسرعةٍ جداً |
| Telefonları açma ve her şey düzelecek. | Open Subtitles | لا تجب على المكالمات وكل شيءٍ سيكون على مايرام |
| Otelleri ve uçak seferlerini araştırdım ve her şey müsait. | Open Subtitles | أتريدين أن تقولي لي ما الذي يحدث ؟ لقد بحثتُ في الرحلات الجوية والفنادق وكل شيءٍ متاح |
| Dün ultrasona gittik ve her şey yolunda. | Open Subtitles | أمْس قد مسحنا على الجنين، وكل شيءٍ على ما يرام. |
| Sonra o sana tekrar söyleyecek ve her şey düzelecek. | Open Subtitles | وكل شيءٍ سيكون على ما يرام أوه .. |
| Annen eve gelecek ve her şey normale mi dönecek? | Open Subtitles | -أمك تأتي للمنزل وكل شيءٍ يعود لطبيعته؟ |
| Kocam kaya gibidir ve her şey yolunda. | Open Subtitles | "زوجي قويّ، وكل شيءٍ سيكون بخير" |
| ve her şey mümkündü. | Open Subtitles | وكل شيءٍ كان ممكِن |
| Aku bu dünyanın yaratıcısıdır ve her şey onun kontrolü altındadır. | Open Subtitles | (آكو) هو منشئ هذا العالم وكل شيءٍ فيه. |