| Seni çitle çevrili alanın içinde görmek istemiyorum. Geri gelmeni de istemiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أريد أن تكون جباناً ولا أريدك أن يكون لا فائدة منك |
| Dinle. Bunun ne kadar kötüleşeceğini bilemiyorum. Bunu görmeni de istemiyorum. | Open Subtitles | أنصتي، أجهل كم سيكون احتضاري سيّئًا، ولا أريدك أن تشهديه. |
| Ama Lena'nn zarar görmesini de istemiyorum. | Open Subtitles | و أريد أن أساعدك لكنني لا أريد أذيّة لينا ولا أريدك أن تؤذي لينا |
| Ve bana neyin doğru neyin yanlış olduğunu söylemenize ihtiyacım yok. | Open Subtitles | ولا أريدك أن تخبرنى ما هو الجيد أو الغير جيد |
| Size ihtiyacım yok, sizi istemiyorum da. | Open Subtitles | لا تقول لى ماذا أفعل لا أحتاجك , ولا أريدك |
| Ve nezlen geçinceye dek seni görmek istemiyorum. | Open Subtitles | ولا أريدك رؤيتكِ قبل أن تتعافيّ من نزلة البرد |
| Bak ne olduğunu sana söyleyemem, bilmeni de istemiyorum çünkü bana o gözle bakmanı istemiyorum, kasette söylenenleri dinlersen kahrolurum. | Open Subtitles | اسمع... لا يمكنني أن أخبرك ما هو ولا أريدك أن تعرف لأنني لا أريدك أن تنظر إلي بهذه الطريقة |
| Başının belaya girmesini de istemiyorum. | Open Subtitles | ولا أريدك أن تتعرض لمشاكل |
| Senin gelmeni de istemiyorum. | Open Subtitles | ولا أريدك أن تأتي |
| "Senin gitmeni de istemiyorum." | Open Subtitles | "ولا أريدك أن تغادر أيضًا" |
| Senin etrafta koşarak bir şeyleri değiştirmene ihtiyacım yok. Bu benim hikayem. | Open Subtitles | ولا أريدك أنْ تتجوّل وتغيّر الأمور هذه قصّتي أنا |
| Halledecek kendi sorunlarım var ve o insanlara beni bir yok edici ya da kurtarıcı gibi göstermene ihtiyacım yok. | Open Subtitles | لديً طريقتي للتعامل مع الأمر ولا أريدك تدفعني لأولئك الناس كالمنقذة أو المُدمرة أو أياً كان |
| Ayrıca insanlara beni bir kurtarıcı gibi göstermene de ihtiyacım yok.. | Open Subtitles | ولا أريدك أن تدفعني لهؤلاء الناس كأني المنقذة |
| Geri döndüğünden bütün birikimlerimizi çarçur ettiğini görmek istemiyorum. | Open Subtitles | ولا أريدك أن تكون قد أضعت كل مدّخراتنا عندما يحصل ذلك |