| Bunların hiçbiri de kadın yavaşça ölürken birinin ona rastlaması riskini taşımıyor. | Open Subtitles | ولا واحدة منها لها خطورة أن يجدها أحدهم بينما كانت تموت ببطئ. |
| İçlerinden hiçbiri o asit banyolu kutulardan beşi ile temizlenebilecek kadar küçük değil. | Open Subtitles | ولا واحدة منها صغيرة بما يكفي لتقضي عليها خمس من تلك العبوات الحمضية. |
| Onları fareye enjekte ediyoruz, sağ taraftakiler ve hiçbiri tümöre dönüşmüyor. | TED | قمنا بحقنها في الفأر, التي على اليمين ولم تقم ولا واحدة منها بعمل أورام. |
| Cevap Sıfır. Bana güvenebilirsin. | Open Subtitles | الجواب هو ولا واحدة يمكنك ان تصدقني |
| Hayır. galaksinin tüm gezegenleriyle görüştüm, ve Hiç biri onunla yatmıyor. | Open Subtitles | تحدّثت مع جميع الكواكب في المجرّة ولا واحدة منهنّ تنام معه |
| - Hayır, bir tane bile yok. | Open Subtitles | لا، لا يوجد ولا واحدة |
| Dürüst olmak gerekirse, bunlardan hiçbirinin de pek özenle düzenlenmiş ve kolay tahmin edilebilir olmadıklarını biliyoruz. | TED | وإن أردنا أن نكون صريحين، ولا واحدة من تلك الأمور هي في الواقع مرتبة بعناية ولا التنبؤ بها يعتبر سهلا. |
| Bir tane bile mi? | Open Subtitles | ولا واحدة.. |
| Afrika'nın en başarılı ülkesi Botswana dahil, hiçbiri kotasını hiçbir zaman dolduramamıştır. | TED | ولا واحدة من هذه الدول، بما في ذلك الدول الأكثر نجاحاً، بتسوانا قد جمعت حصتها. |
| Tamamen gerçekler, bazılarıysa oldukça ham ve hiçbiri bile buna benzemiyor. | TED | قصصٌ حقيقية كليا، وبعضها صريح للغاية جدا، ولا واحدة منها تشبه هذه ولو قليلا. |
| Ama 15 farklı ameliyat varsa hiçbiri işe yaramaz. | TED | ولكن ان كان هنالك 15 طريقة جراحية لذلك المرض .. فعليك ان تعلم ان ولا واحدة منها ناجحة |
| Ancak ardında ölüm tehlikesi yoksa hiçbiri etkili olmayacaktır. | Open Subtitles | ولكن, ولا واحدة منها ستُفيد ان لم تتضمن التهديد بالموت |
| Diğer kadınların hiçbiri onun yanında olmak istemiyor. | Open Subtitles | تكلمي , كاتي ولا واحدة من الناس تريد الاقتراب منها |
| Mümkün olan bütün bıçak türlerini inceledim fakat hiçbiri kafadaki yaraya uymuyor. | Open Subtitles | بالضبط لقد حللت كل سكينة ممكنة ولا واحدة منها تطابق جرح رأس الضحية |
| hiçbiri bilememiş. Onları affetmek zorundasın. | Open Subtitles | ولا واحدة منهن كانت تعرف عليكِ أن تسامحيهم |
| Merak etme, bunların hiçbiri vajinayı aratmaz. | Open Subtitles | لا تقلق ، ولا واحدة من تلك سوف تعطي لمحة قصيرة فقط عن المهبل |
| Kesik izlerine bakarsak, hiçbiri cesetleri parçalamak için kullanılmamış. | Open Subtitles | ولا واحدة منها تتوافق مع القطع الدقيق الذي إستعمل لتقطيع الجثت |
| Geçen iki hafta içinde seninle ilgili birçok rapor aldım, hiçbiri de pozitif değildi. | Open Subtitles | لقد جائتني عدة تقارير تخصك خلال الأسبوعين الماضيين ولا واحدة منها كانت جيدة |
| Cevabı hepimiz biliyoruz, Sıfır. | Open Subtitles | أعتقد أن جميعنا نعرف، ولا واحدة |
| Hiç biri Jaffa askeri taktikleri üzerine değil. | Open Subtitles | ولا واحدة منهم تشمل على تكتيكات الجافا العسكرية |
| Hayır, bir tane bile yok. | Open Subtitles | -لا ، ولا واحدة |
| İnan bana şu ana kadar hiçbirinin üstünde böyle durmamıştı. | Open Subtitles | صدقيني ولا واحدة منهن ارتدت مثل هذا من قبل |