| Onun dediklerini yapmak üzerine etki altına alındım ve çenemi kapalı tutmamı söyledi. | Open Subtitles | إنّي مُستحوزٌ ذهنياً لأفعل مثلما قال، ولقد قال لي أن أبقي فمي مُغلقاً. |
| Doğuda kapış kapış satılacağını ve benimle bölüşeceğini söyledi. | Open Subtitles | ولقد قال بأن سوف يباع في الشرق مثل الكيك الحار وسوف يتقاسمه معي |
| Onun için endişelenmememi istedi ve iyi bir yerde olduğunu söyledi. | Open Subtitles | ولقد قال لي بأنه لا داعي لأن أقلق بأمره، وأنه في أكثر الأماكن أماناً |
| O da "Bunlar tavukçu tiplere benziyor" dedi. | Open Subtitles | ولقد قال لي بأنهم مثل القوم الذين يحبون الدجاج |
| Öldürdüğün yaşlı adam savaşın iki taraf birden söylemeden bitmeyeceğini söylemişti. | Open Subtitles | قُتل العجوز، ولقد قال لي أن الحرب لا تنتهي إلّا حينما يقرّ كلا الجانبين بإنتهائها. |
| Bir de ondan vazgeçmemi ve beni bekleyen başka bir aşk olduğunu söyledi. | Open Subtitles | ولقد قال بأنه عليّ تركه يذهب، لأنَّ هنالك حب آخر ينتظرني في الخارج لأعثر عليه |
| hayır, kaçtı, garip saçları ve pörtlek gözleri var ama geri döneceğini söyledi. | Open Subtitles | لا فلقد هرب. ولديه شعر غريب وكأنه مُجهَد و عينان منتفختان ولقد قال بأنه سيعود |
| Avukatın, haftalardır onu aramadığını söyledi. | Open Subtitles | ولقد قال لها أنك لم ترد على مكالماته منذ أسابيع |
| Senin kötü bir çocuk olmadığını söyledi, burada seni kötü etkileyen sadece Darryl. | Open Subtitles | ولقد قال بأنك لست ولدا سيئا وأن داريل لديه تأثير سيء عليك فقط لا أكثر |
| Hiç söylenmemesi gereken bir çok şey söyledi. Prensimiz Beelzebub ve onurlu arkadaşları hakkında da kötü konuştu. | Open Subtitles | ولقد قال أشياء لا ينبغي أن تنطق أبداً ولقد شجب وأدان أميرنا النبيل بعل زبوب وأصدقائه المكرمين |
| O ayrıca bizi San Diego hayvanat bahçesine Götüreceğini söyledi | Open Subtitles | ولقد قال ايضا انه سيأخذنا الى حديقة سان دييغو |
| Tüm web sitelerine önceden haber verdiğini söyledi. Hepsine! | Open Subtitles | ولقد قال بأنه أرسل إلى جميع المواقع لكي يخبرهم |
| Memur onu bulduğunda güçlükle nefes aldığını ve cevap veremediğini söyledi. | Open Subtitles | ولقد قال المحقق أنه كان يعانى من مشاكل فى التنفس ولم يتمكن من الإجابة على أى من أسئلته |
| Birkaç "Gloucestershire" satın alacağını söyledi. | Open Subtitles | ولقد قال إنه كان يفكر أن يشترى بعض الخنازير البيضاء ببقع سوداء. |
| O da bana "okul kuralları böyle" dedi. | Open Subtitles | نعم لقد أخبرته ولقد قال "هذه سياسة المدرسة." |
| Amcama sordum, bilmiyorum dedi. | Open Subtitles | لقد قمت بسؤال عمي ولقد قال بأنه لايعلم |
| Çocuğun çok yetenekli olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | ولقد قال أنّ ذلك الغلام لديه مقطوعات ذاتيّة رائعة. |
| Çocuğun çok yetenekli olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | ولقد قال أنّ ذلك الغلام لديه مقطوعات ذاتيّة رائعة. |