| Sonunda mutlu ve işle dolu olduğum için asıl sen kıskançlık yapıyorsun. | Open Subtitles | أنت غيور لأنني سعيد أخيراً ومرتاح في العمل. |
| Hayır, hayır. Resmen ve kesin olarak çift yönlüyüm ve bunu seviyorum. | Open Subtitles | كلّا، لا، أنا متبادل في الوضعيات الجنسية كلياً ورسمياً ومرتاح بذلك. |
| Ama artık güçlendim, dinlendim ve bu eski şehire tekrar bir çılgın vermeye hazırım! | Open Subtitles | لكن الآن، أنا مسمر البشرة ومرتاح ومستعد لإعطاء هذه البلدة العجوز المرح ثانية! |
| Herkes ne kadar mutlu ve rahat. | Open Subtitles | انظري كيف الجميع سعيداً ومرتاح |
| Anma Günü için hazır ve dinlenmiş olmam gerekiyordu. | Open Subtitles | اريد ان اكون مستعد ومرتاح ليوم التذكار |
| Yalnızca rahatla ve gevşe. | Open Subtitles | فقط يكون مريح ومرتاح جدا. |
| ve şu an rahatı gayet yerinde görünüyor. | Open Subtitles | يبدو أنه متمدد ومرتاح جداً |
| Biz iyiyiz. O sıcak ve rahat. | Open Subtitles | نحن بخير , فهو دافئ ومرتاح |
| Sakinleştirici verildi ve durumu iyi. | Open Subtitles | -إنه مخدر ومرتاح |
| ve içim rahatladı. | Open Subtitles | ومرتاح |