| Çok güçlü ve karanlık ve de ilginç. | Open Subtitles | إنها رسمة ذات قوّة ومظلمة ومثيرة للاهتمام |
| Eski hisar tutulmayı gözlemlemek ve karanlık oda için eşsiz bir mekân. | Open Subtitles | الحصن القديم هو المكان الأمثل للعرض الخاص بك للكسوف ومظلمة الكاميرا. |
| Her neyse, dünya sıkıcı ve karanlık olduğunda... başka bir dünya düşünüyorum - seni ve Peter'i - bu dünyada sevdiğim herşey sizsiniz. | Open Subtitles | ومع ذلك، عندما العالم تبدو قاتمة ومظلمة... ثم أفكر في عالم آخر - أنت وبيتر... |
| Derin, karanlık ve soğuk, ayrıca basınç aşırı yüksek. | TED | وهي عميقة ومظلمة وباردة، ومستوى الضغط هناك عالٍ جدًا. |
| Büyük, karanlık ve yıkıcı gücün yaratığı. | Open Subtitles | يتظاهر بكونه إنسان، ولكنه مخلوق ذو قوة تدميرية هائلة ومظلمة |
| Koridorlar kötü ışıklandırmadan dolayı loş ve karanlıktı. | TED | كانت الأروقة قاتمة ومظلمة بسبب سوء الإضاءة |
| Soğuk ve karanlıktı. Onun deli gibi kürek çekmesinden o kadar dikkatim dağılmıştı ki yaklaştığını fark etmedim. | Open Subtitles | لقد كانت ليلة باردة ومظلمة لذلك تشتت |
| - Soğuk ve karanlık. | Open Subtitles | ستصبح الأجواء بارده ومظلمة |
| Turnbull'un ele geçireceği tek yer, soğuk ve karanlık bir hücre olacak. | Open Subtitles | المنطقة الوحيدة التي سيملكها (ترينبول) ستكون زنزانة باردة ومظلمة. |
| Soğuk ve karanlık bir yıl oldu. | Open Subtitles | لقد كانت سنة باردة ومظلمة |
| Boş ve karanlık. | Open Subtitles | فارغة ومظلمة |
| Gerçekten çok etkileyiciydi. Evet, karanlık ve gizemliydi açıkçası. | Open Subtitles | كانت معزوفة قويّة، تأمليّة ومظلمة وغامضة كما يتّضح. |
| "Blade Runner," gibi karanlık ve klasik filmlere bakıyoruz çünkü bu tür filmler çok iyi tasarlanmış ve oldukça karanlık oluyorlar. | Open Subtitles | بعض الاشياء من الأفلام المظلمة الكلاسيكية لمجرد أنها مصممة بشكل جميل ومظلمة |
| Bu gece hava biraz karanlık ve soğuk gibi. | Open Subtitles | يبدوا وأنها ليلة باردة ومظلمة |
| Yıllar uzun ve karanlıktı. | Open Subtitles | الأعوام كثيرة ومظلمة. |