| İğneyle karşılaştırılan bu karenin üzerinde yaklaşık 4000 çıkıntı var. | TED | ويوجد هناك حوالي 4,000 نتوء في هذا المربع الخاص مقارنة مع الإبرة. |
| Gördüğünüz gibi orada bir meydan var. | TED | ويوجد هناك ميدان، يمكنكم رؤية ذلك الميدان. |
| Aşk var, arkadaşlık var ve koruma var. | TED | يوجد هناك الحب ويوجد هناك الصداقة ويوجد الحماية. |
| Ama ameliyat yapacak tek bir doktorumuz var. | Open Subtitles | ويوجد هناك طبيب واحد فحسب كى يجرى هذه العمليات. |
| Ben de iki katlı müstakil bir ev buldum, etrafında iyi okullar var. | Open Subtitles | ويوجد هناك ذلك الخليج ذو القصتين والمدارس الموحدة |
| Rio'ya gitmiştim, ve orada da işler var. | Open Subtitles | اذن , انا ذهب الى ريو ويوجد هناك عمل ايضاَ |
| Sen çok güzel bir yaratıksın... ve seni sevebilecek başkaları var. | Open Subtitles | أنت وحش جميل ويوجد هناك من يُحبونك وسيفعلون |
| - Her yerde olduğu gibi, iyi de var kötü de. | Open Subtitles | مثل اي مكان أخر يوجد هناك الخير ويوجد هناك الشر |
| Evin avlusunda kocaman bir havuz var. | Open Subtitles | ويوجد هناك حمام سباحة ضخم بفناء المنزل |
| Galaksimizde daha büyük yıldızlar da var. | Open Subtitles | ويوجد هناك في مجرتنا نجوم أكبر |
| Oturma yerinde ısıtıcı var ve uzaktan kumanda için de küçük bir cebi var. | Open Subtitles | ويوجد هناك... يوجد مدفأة على الكرسى ومكان صغير مخصص لجهاز التحكم |
| Orada da eski bir piyano var. | Open Subtitles | ويوجد هناك بيانو قديم. |
| Yanında bir ev de var. | Open Subtitles | ويوجد هناك نُزُل بجانبها |
| Evet benim de üstümde insanlar var Stephen. | Open Subtitles | ويوجد هناك أشخاص أعلى مني يا (ستيفن) |