| Eğer politika reformu ve yardımlar gelmezse, ekonomik düzelme sağlanamaz ve ekonomi düzelmezse barış koruyucuları için çıkış olmaz. | TED | و إذا لم تصلح القوانين وتحصل على المساعدات فلن تصل الى التعافي الإقتصادي وهي إستراتيجية الخروج لقوات حفظ السلام |
| Pekala, Eğer katılmak istiyorsanız, ayağa kalkmanız gerekiyor, oldu mu? | TED | حسنا، و إذا أردتم اللعب الآن، أريدكم أن تقفوا، حسنا؟ |
| ve Eğer somut olduğunu söylerlerse, o somut olmayacak, buharlaşacaktır. | TED | و إذا قالوا إنها جامدة, فهي لن تبقى صلبة, ستتبخر. |
| Ve ülkelerin karbon emisyonları listesine gemi taşımacılığı emisyonlarını koyarsanız, yaklaşık altıncı sırada gelir, Almanya'Ya yakın bir yerde. | TED | و إذا وضعت انبعاثات النقل البحري على قائمة انبعاثات الكربون للدول، ستأتي تقريبا في المركز السادس، قريبا من ألمانيا. |
| Buralarda bir şey çalışmıyorsa, bir sorun olursa birine söylerim. | Open Subtitles | و إذا وقعت في مشكلة أنا أخبر أحدا وهم يصلحوه |
| Yani, Eğer sizi buraya çağıran biri olmadıysa, neden buradasınız? | Open Subtitles | و إذا لم يطلب منك أحد المجيء فلماذا انت هنا؟ |
| Eğer çıkıp yalan söylersem, bir de ben yalancı şahitlikten kodesi boylarım. | Open Subtitles | و إذا قُمت هناك و كذبت سيسجننوني بسبب الكذب وأنا حنثت بالقسم |
| Eğer onu şanslı termometremiz olarak kalmasını istiyorsan, asla yıkama onu. | Open Subtitles | و إذا أردته أن يكون مقياس جالب للحظ عليك ألا تغسليه |
| Ve Eğer burada polislerle beraber biterse mutlu olacağını sanmıyorum. | Open Subtitles | و إذا استعنت بالشرطة ، لا اعتقد بانه سيكون سعيداً |
| Eğer almaya çalışırsan, cinayet serimin ikinci bölümü senin kıçınla başlayacak. | Open Subtitles | و إذا حاولت أخذه جزء آخر من المجزرة سيحدث هنا الآن |
| Yani gece olunca, onu öpebilirim. Eğer o da beni geri öperse, harika. | Open Subtitles | و عند منتصف الليل بوسمعي تقبيلها و إذا بادلتني القبلة, سيكون الأمر رائعاً |
| Eğer bir şeyler yaparsam da, sonra neler olur bilmiyorum. | Open Subtitles | و إذا فعلتُ شيئاً حيالَ ذلك، لا أدري ماذا سيحصُل |
| Eğer yüzerse, cadılıktan suçludur ve yakılır. Bu bir catch-22. (ÇN: | Open Subtitles | و إذا طفا فهو مدان بممارسة السحر و يتم حرقه .. |
| Eğer boruyu tamamlayamazsanız hayatınızın altı ayını boşa harcamış olursunuz. | Open Subtitles | و إذا لم تكملوها فقد اضعتم ستة شهور من حياتكم |
| Ve Eğer hayat sırasında bu inanışlar çökerse, gerçek olmadıkları kanıtlanırsa, takip edeceğimiz ve inanacağımız başka bir din buluruz. | Open Subtitles | و إذا ما تعطّلَت تلكَ المُعتقدات خلال الحياة إذا ثبتَ أنها ليسَت حقيقية نبحثُ عن دينٍ جديد نتبعُه و نعتنقُه |
| Ve Eğer işe yaramazsa, her zaman Jersey'e geri dönebilirler. | Open Subtitles | و إذا لم ينجح, ممكن أن يعودوا إلى هنا ثانيةً |
| Eğer bunu yaparsam, o zaman restoranı kesinlikle satın alacak mısınız? | Open Subtitles | و إذا فعلت هذا ، إذن أنت ستشترى المطعم بالتأكيد ؟ |
| Seçimlerimiz ne kadar olağanüstü, saçma Ya da vasat dahi olsa. | Open Subtitles | و إذا كانت الخيارات لا تصدق، سخيفة أو في ما بينهما |
| Ya da her zaman ki gibi onu gönderip kendi işimize bakarız. | Open Subtitles | و إذا لم تكن كذلك فبإمكاننا دائما طردها و يمكننا مواصلة عملنا |
| Cep telefonumu gece açık tutacağım ve ihtiyacın olursa sadece ara. | Open Subtitles | سأترك هاتفي الخلوي شغّال طول الليل و إذا أحتجتيني فقط إتصلي |
| Ve Eğer bir gün bebeğimiz olursa ve sen o an da ağlamazsan Ne olmuş? | Open Subtitles | و إذا رزقنا بطفل و حملته داخل غرفة الولادة و لم تبكي, لا يهم |
| İkinci grafiğe baktığınızda ise, Çin ve Hindistan'ın ne kadar hızlı ve güçlü bir şekilde geri döndüğünü görebilirsiniz. | TED | و إذا نظرتم إلى الرسم البياني الثاني سترون مدى السرعة و القوة التي تعود بها الصين و الهند |
| Haberin varsa, işin içindesin. İki durumda da kovuldun. Hadi. | Open Subtitles | و إذا كنت رأيتها ,فأنت شريك فيها .هيا أنت مفصول |