| Sen bir yazarsın, senin yazmak için zamana ihtiyacın var böyle etrafta boş boş takılmaya değil. | Open Subtitles | أنت كاتب , و تحتاج الى وقت للكتابة و ليس وقت للعبث |
| Bir kriz geçirdiğin ve biyopsikososyal fonksiyonlarında dengeyi sağlamak için acil ilgiye ihtiyacın var demek oluyor. | Open Subtitles | يعني أننا نعتقد أنك في أزمة و تحتاج إلى رعاية فورية لتستعيد توازن الوضائف البيولوجية النفسية الإجتماعية |
| Kontrol sende. Yatıştırıcıya ihtiyacın var. | Open Subtitles | حسناً فقط إهدأ إنك منفعل و تحتاج لمهدئ |
| Kocası hasta, sigortası karşılamıyor ve yüz bin dolara ihtiyacı var. | Open Subtitles | و التأمين لا يغطي علاجه و تحتاج إلى مئة ألف دولار |
| Orada henüz ölmemiş bir kadın var ve oksijene ihtiyacı var ! | Open Subtitles | هناك إمرأة هناك بالأعلى و تحتاج لأوكسيجين |
| Bu bir hastalık; ve nelerin tehlikede olduğunu anlayan birine ihtiyacı var. | Open Subtitles | انها مرض و تحتاج لأحدهم ليتفهم ما إن على خاطر |
| Bu baskıyı azaltması için birine ihtiyacın var. | Open Subtitles | و تحتاج شخص يزيح عنك هذا الضغط |
| Korkuyorsun ve birine ihtiyacın var. Başkasına. | Open Subtitles | أنت خائف و تحتاج أحد ربما أي أحد |
| Alec'e ihtiyacın var ama o yardım etmeyecek. | Open Subtitles | و تحتاج "أليك" و لكنه ليس هنا للمساعدة |
| Diyor ki, ölüyormuş. Yardıma ihtiyacı var. | Open Subtitles | إنها تتحدث الإيطالية تقول أنها تموت و تحتاج لمساعدة |
| Onu almam lazım, o benim kardeşim ve yardımıma ihtiyacı var. | Open Subtitles | اريد ان اقلها ... انها أختي الصَغيرة, و تحتاج الى مساعدتي |
| Arkadaşım yaralı. Doktora ihtiyacı var. Aynı keza senin de. | Open Subtitles | صديقتي مصابة و تحتاج طبيباً كما تحتاجه أنت |
| Gina'nın yanındaki küçük kızın adı Phoebe astım hastası ve özel ilaçlara ihtiyacı var. | Open Subtitles | الفتاة الصغيرة التي كانت مع جينا إسمها فيبي و هي مصابة بالربو و تحتاج لعلاج خاص |
| Phoebe ağır astım hastası ve ilaca ihtiyacı var. | Open Subtitles | فيبي مصابة بالربو الحاد و تحتاج لهذا الدواء |