| Bana düşünecek bir şey verdiniz ve beni eğlendirdiniz. | Open Subtitles | لقد قدمتِ لي الكثير لأفكر به و قمتِ بإمتاعي كثيرا. |
| Eğer her günü bölümlere böler,zaman tablonuza yararlı biraz iş koyarsan sen farketmeden gün bitmiş olacaktır.Kendi duygularında bağımsız olursun ve varolduğunu farketmen için gururunun okşanmasına ve hayran olunmana gerek kalmayacaktır. | Open Subtitles | لو قسمتِ كل يوم إلى أجزاء و قمتِ ببعض المهامالمفيدةفي جدولزمني، سينقضي اليوم قبل أن تشعري. ستعتمدين على حواسكِ الخاصة |
| Seni aldattığını öğrendin, çılgına döndün ve onu vurdun. | Open Subtitles | لقد اكتشفتِ أمر خيانته لكِ ففقدتِ أعصابكِ و قمتِ بقتله |
| Yani sen de karşına çıkan ilk adamı mı tavladın? İlk adam o değildi. | Open Subtitles | لذا خرجتي و قمتِ بأختيار أول شخص شاهدتيه؟ |
| Evet, tabii, onun için de sen de gidip senden özellikle yapmamanı istediğimiz şeyi yaptın. | Open Subtitles | .صحيح,لذا أنتِ. ذهبتِ و قمتِ بفعل شئ طلبنا منكِ ألا تفعليه |
| ve canını yaktın. | Open Subtitles | و قمتِ بإيذائها و لقد كبرت الآن و هي بخير |
| Geçen sefer ciddiyetle çalıştın ve başardın. - O zaman... | Open Subtitles | في المرة الماضية، تدربتي كثيراً و قمتِ بعمل جيد |
| Ciddi olsaydım ve beni reddetseydin seni bir daha göremeyeceğim için böyle yaptım. | Open Subtitles | فاذا كنت جاداً و قمتِ برفضى سيكون صعبا علي ان استمر فى رؤيتكِ و لهذا فعلت ذلك |
| Bir savcı ve bir anne olarak görevimiz, sanıyorum, ...çocuklarınızı gönderdiğiniz dünyanın en kötü kısımlarını görüyor olmak. | Open Subtitles | أحد التحديات لكونُكِ النائبة العامة و أم ؛ أتصور رؤية الجانب الأسوأ المطلق من هذا العالم و قمتِ بإرسال أطفالك هناك |
| Karavanımı çaldın, ki çok severdim ve, sen onu sattın ve benim paramı bunlara mı harcadın? | Open Subtitles | لقد سرقتِ شاحنتى التى أحبها و قمتِ ببيعها و أنفقتى الأموال على هذا |
| FBI sana geldiğinde ve sen onları reddettiğinde Pete'in peşine düştüler. | Open Subtitles | حينما خاطبتكِ المباحث الفيدرالية و قمتِ بصدّهم، حينها سعوّ خلف (بيت)! |
| Çok sıkıcıydı. Sonra gözlerini kapattın ve koltuğunda uyuyabilir miyim | Open Subtitles | و قمتِ باراحة رأسكِ على الوسادة لدقيقة "خلال ما أظنها قصة مقنعة حول "هانك آرون |
| sen doğum sancısı çekerken ben de böyle demiştim ama sen içeceğimi suratıma fırlatmıştın. | Open Subtitles | هذا ما أخبرتكِ به عندما كنتِ على وشك الولادة و قمتِ برميي |
| sen harikasın beni hep çalışmaya zorladın 7 yıldır. | Open Subtitles | و قمتِ بعمل رائع و أنتِ تحمّسينني للعمل لمدّة سبع سنوات |
| - sen tezgâha vurup kırınca bir şey söylemeye utandı. | Open Subtitles | و قمتِ بتحطيمها على المنضدة و كان خجلاً من قول أي شئ |
| Ama sen soyunup suya daldın. | Open Subtitles | تعريتِ و قمتِ بالقفز |
| sen hepsini kovdun. | Open Subtitles | و قمتِ بطردهم جميعاً |