| Tüm bunlar ona kalacak, bilirsin, ev ve her şey. | Open Subtitles | إنها ستحصل على كل ذلك، المنزل و كل شئ آخر |
| O dik, beyaz sokaklar ve güneş ve her şey cayır cayır sıcak ve boştu. | Open Subtitles | هذه الشوارع المنحدرة البيضاء و الشمس و كل شئ كان محترق و أبيض و فارغ |
| Sana keyif, kan, katliam ve her şey olsun diye. | Open Subtitles | إن كل شئ يتماشى مع ذوقك الدماء ، المذابح و كل شئ |
| Bu sabah çarşaflarını ben temizledim. Çişini ve diğer şeyleri. | Open Subtitles | انا نظفت الأغطيه هذا الصباح و القذاره و كل شئ |
| - Evet. Bayan Reynolds ile çıkıyorum. İç çamaşırı ve diğer şeyleri de aldım. | Open Subtitles | خارج مع الآنسة "رينولدز" لدي ملابس داخلية جديدة و كل شئ |
| Bağışıklık sistemi uyanır, kurda saldırır, ve herşey şişmeye başlar. | Open Subtitles | يستيقظ جهاز المناعة و يهاجم الدودة و كل شئ يتورم |
| Sen evden ayrıldığında, o hayatta ve her şey yolunda mıydı? | Open Subtitles | حسناً ,وعندما رَحلت ,هل كانت على قيد الحياة و كل شئ على ما يرام ؟ |
| Tümörü çıkaracağım ve her şey normale dönecek. | Open Subtitles | أجل ، سأزيل الروم و كل شئ سيعود إلى طبيعته |
| Bu büyüklükte bir sürü, günde bir kez avlanır ve her şey paylaşılır. | Open Subtitles | مجموعة بهذا الحجم تقتل يومياً و كل شئ يتم مشاركته. |
| Bilmiyorum, ama bir sonraki gördüğüm şey küçük bir odadayım ve her şey kırmızı sanki fotoğraf karanlık odası gibi. | Open Subtitles | لا أعرف و لكن ما أتذكره بعد ذلك كنت في غرفة صغيرة و كل شئ أحمر مثل .. |
| Koma durumunda ve her şey yavaşlarsa en çok 60 saniye. | Open Subtitles | مع حالة فقدانه الوعى و كل شئ يسير ببطء ليس اكتر من 60 ثانيه . |
| Evet bir gün restorant sahibi olacağım ve her şey özel olacak ve herkes şunu soracak "hey Kelso günün spesiyali ne" | Open Subtitles | نعم , يوما ما سأفتتح مطعمي . و كل شئ سيكون مميزا و عندها , سيسألني الناس . "مرحبا كيلسو , ما هو الطبق المميز؟" |
| Luke ölümü ve her şey ve ... ile | Open Subtitles | مع موت لوك و كل شئ يحدث لكى , انااخبرك |
| Bu büyük bir hata ve her şey yoluna girecek. | Open Subtitles | لا بأس يا "جاك"َ انه مجرد خطأ و كل شئ سوف يكون بخير |
| ve her şey sona ermeli. | Open Subtitles | و كل شئ يجب ان ينتهى |
| Bırak Ellis, Ellis olsun Jim, Jim olsun ve her şey hallolur. | Open Subtitles | ،(و جعلت (اليس هو (اليس ( و(جيم) هو (جيم و كل شئ نظم نفسه |
| Kanunlar her zaman kanun yapıcılarının yanındadır ve herşey onların temsil ettiği çark etrafında döner. | Open Subtitles | إن القانون لا زال على جانب صانعيه و كل شئ يدور حول أرضهم الصلبة |
| hepimiz biriz, evren de öyle... ve herşey çok güzel. | Open Subtitles | نحن جميعا واحد الكون كله واحد و كل شئ جميل ... لا اعرف |