| Niyetini belli ettin. Biz de kendi niyetimizi belli ediyoruz. | Open Subtitles | لقد أثبتَ وجهة نظرك و نحنُ الأن نثبتُ وجهة نظرنا |
| O zaman bu üssü Biz de içindeyken toprağa gömecekler. | Open Subtitles | عندها سيدفنون هذه القاعدة و نحنُ في داخلها |
| Sizinle olan bağlantısından ötürü kovuşturma geçiriyor, ...Biz de her ikinizi temsil etmede sorun yaşıyoruz. | Open Subtitles | إنهُ يُحاكم بسبب علاقتهُ معكَ و نحنُ نواجه صعوبة بتمثيلكم معا |
| Bunu arkamızda bırakmak zorundayız. | Open Subtitles | و نحنُ يجب أن نترك ما في الماضي |
| Bunu arkamızda bırakmak zorundayız. | Open Subtitles | و نحنُ يجب أن نترك ما في الماضي |
| Sen gebermesini istiyorsun, biz gebermesini istiyoruz. | Open Subtitles | أنتَ تُريدُ موتَه، و نحنُ كذلك |
| Sen gebermesini istiyorsun, biz gebermesini istiyoruz. | Open Subtitles | تُريدهُ ميتاً، و نحنُ كذلك |
| Biz de etrafta ölü bir adamı arıyoruz. | Open Subtitles | و نحنُ نتنقل في الارجاء في عملية مطاردة لرجلٌ ميت |
| Biz de Yeni Zelanda'da özgürlüğe inanırız. Bu harikulade bir şey. | Open Subtitles | هم يحاربانَ من أجل الحرية، و نحنُ في نيوزلندا نؤمنُ بالحرية، إنه أمرّ رائع. |
| Brass ceza yedi, Biz de bir haftalık tatilimizi kaybettik. | Open Subtitles | أفسدتَ الأمر على (براس) و نحنُ نخسَر أسبوع من إجازتنا |
| Ve Biz de çok şanslıyız ki seni burada deney faresi olarak ağırlıyoruz... | Open Subtitles | ...و نحنُ محظوظون لوجودكِ معنا اليوم لتجربة |
| Biz de birlikte çalışmak zorundayız, yani... | Open Subtitles | و نحنُ نعمل مع بعض، لذا... |
| Biz de "kaçmış" olacağız. | Open Subtitles | و نحنُ "نهرب بعيدًا" |