| Hayatını beceriksiz biri olarak geçirmek istiyorsan, bu senin kararındır, evlat. | Open Subtitles | تريد العيش وأنت تقوم بالأعمال غير مضبوطة هذا قرارك يا ولدي |
| Yapacağım şey... hayatımı daha iyi değerlendirseydim diye hayıflanmak olacak evlat. | Open Subtitles | أتمنى لو أني فعلت أكثر من ذلك في حياتي يا ولدي |
| O zaman onların beyaz zehirli dişlerini görmeden ateş etmezsen iyi edersin, evlat. | Open Subtitles | إذا من الأفضل ألا تطلق النار قبل رؤية أنيابها يا ولدي |
| Biliyorum oğlum. Bu yüzden olayı üstlendim. | Open Subtitles | اعلم هذا يا ولدي,ولهذا قلت لك اني انا الذي قمت بخيانتها |
| evladım sen iyi birini bulamayacaksan o zaman ben birini arayacağım. | Open Subtitles | لكن يا ولدي إذا لم نستطع إيجاد فتى طيب أعتقد أنني سأبحث عنه |
| Sana bir şey anlatayım evlat. | Open Subtitles | دعني أخبرك بشيء يا ولدي هناك طالب مشاغب في المدرسة لا يتواني عن ضربي دعني أخبرك بشيء يا ولدي |
| İyi geceler evlat. Dinlenmeye çalış. | Open Subtitles | ليلة سعيدة ، يا ولدي أحاول أن أجد بعض الراحة |
| Bilim yalnız yürüyen bir iş değildir, evlat. Şimdi... | Open Subtitles | العلم هو عمل ناكر للذات، يا ولدي العزيز. |
| Buna inanamıyorum evlat! | Open Subtitles | لا يمكنني تصديق ذلك يا ولدي جيريش سيجعل مني |
| evlat, para iade garantin olduğunu söyle, çünkü Brent yok edici almak için o paraya ihtiyacım olacak. | Open Subtitles | ? يا ولدي ، أخبرني رجاءً بأنك أتيت بضمان إرجاع النقود لأنني أود أن أحصل على شيء مفيد |
| Bunların hepsi saçmalık! Hadi evlat. | Open Subtitles | هيا يا ولدي لقد انتهي الامر ماذا تقول يا سيد تشودري |
| Bırak kalbin hızlıca atsın. Hayatın karmaşıklaşsın evlat. | Open Subtitles | إجعل قلبك ينبض، واجعل حياتك فوضى يا ولدي |
| Her şey yoluna girecek, evlat. Her şey yoluna girecek. | Open Subtitles | كل شيء سيكون بخير يا ولدي ستكون الأمور بخير |
| Dinle, evlat bunun senin için zor olduğunu ve son zamanlarda zaten zor zamanlar geçirdiğini biliyorum ama bunu yapmak zorundayız. | Open Subtitles | اسمع يا ولدي أعلم أنّ هذا شيءٌ كبير نطرحه عليك وأعلم أنه تم طرح أشياء كثيرة عليك مسبقاً لكن هذه هي الطريقة الواجبة الآن |
| Dinle evlat, şimdiye kadar hiç seni oğlum gibi hissetmemiştim | Open Subtitles | حماك الرب يا ولدي لم أشعر أإنك إبني إلا الآن اللحظة |
| Tanrım sen büyüksün, evlat seni hiç evladım olarak görmemiştim, ta ki şu ana kadar | Open Subtitles | حماك الرب يا ولدي لم أشعر أإنك إبني إلا الآن اللحظة |
| Şuraya bak, evlat. Neredeyse zamanın geçtiğini görebilirsin. | Open Subtitles | أنظر خلال هذا يا ولدي يمكنك رؤية مرور الوقت |
| Sakın hemen dönme, oğlum. Çabucak bırakıp gelme. | Open Subtitles | لست مضطراً للعودة الى المنزل يا ولدي لست مضطراً للعودة مبكراً |
| Bak oğlum, böyle şeyler sizleri ilgilendirmez, değil mi? | Open Subtitles | حسنا يا ولدي لنواجه الأمر، هذا الأمر لا يعنيك في شيء. |
| Ama oğlum bu yaşta... | Open Subtitles | لكن يا ولدي في هذا العمر ماذا؟ انا رجل عملت بالنسيج |
| Sana söylemek isterdim ama hayatım söz konusu, evladım. | Open Subtitles | بقدر ما أحب أن أخبرك أخاف أكثر على حياتي يا ولدي |
| İnsanın hayatını almak ve vermek sadece Tanrı'ya mahsustur, evladım. | Open Subtitles | إعطاء الحياة و أخذها بيد الله فقط يا ولدي |