ويكيبيديا

    "يبحر" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • yelken
        
    • denize
        
    Onunla yelken açan biri varmış ve sen de kim olduğunu öğrenmek zorundasın. Open Subtitles كان هناك أحداً يبحر معها ولابد أن تعرف من هو
    Onunla yelken açan biri varmış ve sen de kim olduğunu öğrenmek zorundasın. Open Subtitles كان هناك أحداً يبحر معها ولابد أن تعرف من هو
    Cesur kaptanların özgür yelken açtığı bir korsanlık çağına hükmediyorsun. Open Subtitles لقد حكمت عمراً من القرصنة حيث يبحر الربابين الأقوياء المياه الحرة
    Kamarasından çıkmıyor, kimse onunla denize açılmamış ve daha gören olmamış. Open Subtitles يبقى في قمرته، لم يبحر أحد معه سابقًا ولم يره أحد
    Kamarasından çıkmıyor, kimse onunla denize açılmamış ve daha gören olmamış. Open Subtitles يبقى في قمرته، لم يبحر أحد معه سابقًا ولم يره أحد
    Sahile vardığında İngiltere'ye yelken açmadan önce doğru rüzgar ve gelgitin oluşmasını bekledi. Open Subtitles بعدما وصل،اضطر للانتظار حتي المد و الرياح المناسبين حتي استطاع أخيراً أن يبحر إلي إنجلترا
    Doğuya yelken açıldığında, dünyanın sonu olurmuş. Open Subtitles سمعت ان من يبحر لاقصى الشرق من هناك فانه سيصل لمكان نهاية العالم
    Bir daha kimse o lanetli topraklara yelken açmayacak. Open Subtitles لن يبحر أحدٌ ثانيةً إلى تلك الأرض الملعونة
    Artık komutanın onda olduğunu belirt. Yeni emir kuzeye yelken açması. Open Subtitles وبلغه أنه الآن قبطانها والأوامر أن يبحر للشمال
    Gregory'den aşçımızın, İngiltere Kriket Milli Takımına seçildiğini ve derhal Batı Hint Adalarına yelken açması gerektiğini söyleyen bir telefon aldım. Open Subtitles من البابا جريجوري التاسع يخبرني فيها ان طباخنا تم اختياره في منتخب انجلترا للكريكيت وعليه أن يبحر إلى جزر الهند الغربية حالاً.
    Christopher Columbus yelken iken okyanuslar , onu bekliyordu , gizlendi. Open Subtitles عندما كان يبحر (كريستوفر كولومبوس) في المحيطات، كانت مخبأة، و تنتظر.
    Mısıra yelken açması gerekiyordu ama Konstantinopolis'i yağmaladı. Üzgünüm. Open Subtitles من المفترض ان يبحر بالسفن الى "مصر" لكنه نهب "القسطنطينية" بدلاً من ذلك
    yelken açmadan önce bir kaç dakikam var. Open Subtitles لدي بضعة دقائق قبل أن يبحر
    Kendi istikametini bilmeden yelken açıyor. Open Subtitles يبحر دون معرفة وجهته
    Lucullus, Karadeniz yakınlarında Mithridates ile çarpışıyor. Antonius, Girit'e musallat olan korsanlara karşı yelken açıyor. Open Subtitles (لوكالس) يقاتل (ميثريدتس) قرب البحر الأسود (وأنتونيوس) يبحر لمواجهة قراصنة (كريت)
    Bir tekne denize açıldığında ya da avlandığında otomatik olarak tanımlayan ve uydu konumlandırması yapan bir teknoloji kullanıyorlar, buradaki beyaz noktalar. TED إنهم يستخدمون موقع القمر الصناعي وتقنية آلية ليحددوا بشكل آلي إن كان القارب يبحر فحسب أم يصطاد، وهي تلك النقاط البيضاء هنا.
    Ben Mont St. Michel'deyken, o denize açılıyordu. Open Subtitles بالأمس كنتُ في جبل سانت ميشيل وهو كان يبحر
    Nasıl denize açılabilir anlayamıyorum sudan korkmuyor muydu? Open Subtitles كيف يستطيع أن يبحر انه يعمل في التأمينات الا يخشي من المياه؟
    Nasıl denize açılabilir anlayamıyorum sudan korkmuyor muydu? Open Subtitles كيف يستطيع أن يبحر انه يعمل في التأمينات الا يخشي من المياه؟
    Hiç denize açılmamış ama herkese denizci derdi. Open Subtitles لم يبحر الى اي مكان ولكنه صنع كا البحارة
    Sence denize açıldıktan sonra cinayeti işledikten sonra cesedi denize mi atacak yani? Open Subtitles اذن تظن أنه يخطط لقتل الرجل ثم يبحر ، ويلقي جثته.

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد