| - Hey! Choi Jung Nam seni aramadı mı? | Open Subtitles | أنت , ألم يتصل بك شو جنج نام ؟ |
| Ben konuşacağım. seni aramadı bile. | Open Subtitles | أنا سأتحدثُ إليه، هو لم يتصل بك. |
| Tamam, zaman bulur bulmaz seni aramasını söyleyeceğim. | Open Subtitles | أجل، سأجعله يتصل بك في أقرب وقت بعدما يتحسن |
| Günlerdir seni arıyor, lafa tutuyor, zarflar yolluyor... | Open Subtitles | إنه يتصل بك منذ أيام، ويمرر لك الرسائل من تحت الباب وأمور من هذا القبيل |
| Kumandan seni arayıp tebrik edecek, Muesel. | Open Subtitles | سوف يتصل بك الرئيس بالتيلفون ليهنئك يا موسل |
| Heathrow'dan seni aramadı. | Open Subtitles | ولم يتصل بك من هيثرو |
| - Geoffrey seni aramadı mı? | Open Subtitles | ألم يتصل بك جوفرى؟ |
| - kimse seni aramadı değil mi? | Open Subtitles | لم يتصل بك أحد هل فعلو؟ |
| - Kendisiyle konuşur konuşmaz seni aramasını söyleyeceğim. | Open Subtitles | سأخبرة أن يتصل بك بمجرد أن يتصل بى |
| - Kendisiyle konuşur konuşmaz seni aramasını söyleyeceğim. | Open Subtitles | سأخبرة أن يتصل بك بمجرد أن يتصل بى |
| Dışarıda olmalı. seni aramasını söylerim. | Open Subtitles | لابد أنه بالخارج سأخبره أن يتصل بك |
| Günlerdir seni arıyor. Kapının altına zarflar koyuyor. Bunun gibi şeyler. | Open Subtitles | إنه يتصل بك منذ أيام، ويمرر لك الرسائل من تحت الباب وأمور من هذا القبيل |
| Adamın işsiz olduğu bir gerçek ama o seni arıyor. Bunu bil. | Open Subtitles | وأنتِ تعلمين أن الرجل عاطل عن العمل، صحيح لكنه يتصل بك لذا امنحيه ذلك |
| Biri seni arıyor. Sanırım The Omen filminden biri. | Open Subtitles | شخص يتصل بك اعتقد انه الرجل من فلم الـ أومين |
| Telefonda iyi olmadığını biliyor. Bu yüzden seni arayıp duruyor. | Open Subtitles | يعرف أنك لست جيداً في التحدث عبر الهاتف لذلك كان يتصل بك مراراً وتكراراً |
| Seni değişik zamanlarda arayan ve elektronik sesler kullanan... bilgisayarlı arama sistemim var. | Open Subtitles | لدي حاسوب مبرمج يتصل بك في وقت محدد بصوت معدل |
| Bay Sunil seni aradı. | Open Subtitles | الآنسة كيران، السيد سونيل يتصل بك |
| - Efendim Ajan Rahim sizi arıyor. Nabeel'in yerini bulduğunu söylüyor. | Open Subtitles | سيدي، العميل (رحيم) يتصل بك يقول إنه حدد موقع (نبيل) |
| Arkadaşına, seni araması için numaranı verdin. | Open Subtitles | وأعطيت رقم هاتفك لصديقه كي يتصل بك |
| Hayır, sanmıyoruz, ama Curtis sizinle temasa geçmeye çalışırsa, veya birisi size "İşaretliler" hakkında soru sorarsa bize haber verir misiniz? | Open Subtitles | نحن لا نعتقد هذا ولكن لو كورتيس حاول ان يتصل بك او اذا سألك اى حد |
| Biri seni çağırıyor. | Open Subtitles | . أحدهم يتصل بك |
| Mektubu ve telefon numaranızı bırakırsanız döndüğü zaman sizinle iletişime geçer. | Open Subtitles | لو تركت الخطاب ورقم هاتفك... سوف يتصل بك فور عودته |
| Bu durumda, nasıl olur da bir güvenlik görevlisi seni telefonda arar ve aynı zamanda sakin bir şekilde kasanın yağmalandığını sana rapor eder? | Open Subtitles | كيف يمكن لرجل أمني أن يتصل بك على الهاتف ويبلغك بهدوء في نفس الوقت التي تسلب في خزنة ؟ |
| haber almaman iyi olmuş diyelim. | Open Subtitles | دعينا نقول فقط أنه من الجيد أنه لم يتصل بك |
| Adamın adı Vukmir. Birkaç gün içinde seni arayacak. | Open Subtitles | أسم الرجل فوكمر سوف يتصل بك خلال بضعة أيام |