| Mühendislik okulunun bodrumunda tutuyorlar onu. | Open Subtitles | إنهم يحتجزونه فى الطابق السفلى من المدرسة الميكانيكية البحرية |
| Şu anda onu göçmenlik ihlali için tutuyorlar. | Open Subtitles | والآن يحتجزونه بتهمة انتهاك قوانين الهجرة. |
| Onu nerede tuttuklarını bul ve beni içeri sok. | Open Subtitles | أُريدُكِ أن تعرفي أين يحتجزونه ثم خذيني إلى هناك |
| Vardığında onu hangi hücrede tuttuklarını öğrenmem gerekecek. | Open Subtitles | و حالما يصل، أريد الاسم المستعار الذي يحتجزونه تحته. |
| Evet, ama Will ellerinde, nerede veya niçin olduğunu yalnızca Tanrı biliyor. | Open Subtitles | نعم,لكنهم يحتجزونه و الرب وحده يعرف اين او لماذا.كيف يكون ذلك جيدا؟ |
| Bay Vale, Tarek'ı ziyaret edemeyeceğimi biliyorum. Sadece onu tuttukları yeri görmek istiyorum. | Open Subtitles | أعرف أنني لا أستطيع أن أزور طارق أريد أن ارى المكان الذي يحتجزونه فيه |
| Onu Edna'da tutuyorlarmış, duyduğuma göre. | Open Subtitles | "إنّهم يحتجزونه في "إيدنا بحسب آخر ما سمعته |
| Kaybedilen sevkiyatın parasını alıncaya kadar ellerinde tutuyorlar sadece. | Open Subtitles | إنهم يحتجزونه حتى يحصلوا على أموالهم من أجل الشحنة الضائعة. |
| Hâlâ ilçe hapishanesinde tutuyorlar. | Open Subtitles | مازالوا يحتجزونه في سجن المقاطعه |
| Sence onu burada mı tutuyorlar? | Open Subtitles | أتظنين أن "جايمس" بخير؟ هل يحتجزونه برأيك هنا؟ |
| Şimdi onu nerede tutuyorlar? | Open Subtitles | أين يحتجزونه الآن؟ |
| - Şu anda nerede tutuyorlar onu? | Open Subtitles | أين يحتجزونه الآن؟ |
| Ama Bauer'u ele geçirdiklerinde, nerede tuttuklarını öğreneceğim. | Open Subtitles | لكن حالما يمسكوا بـ(باور) سأعرف أين يحتجزونه |
| Bauer'u ele geçirdiklerinde, nerede tuttuklarını öğreneceğim. | Open Subtitles | لكن حالما يمسكوا بـ(باور) سأعرف أين يحتجزونه |
| - Onu Amerikan Büyükelçiliğinde tuttuklarını biliyor musunuz? | Open Subtitles | -تعرف بأنهم يحتجزونه بالسفارة الأمريكية؟ -أجل . |
| Bir saatten uzun süredir ellerinde. | Open Subtitles | إنهم يحتجزونه منذ ساعة. |
| Bu görüntü onu tuttukları yerden geliyor. | Open Subtitles | تلك الصورة تأتي من المكان الذي يحتجزونه فيه |
| Yukarıda tuttukları adam, Ben Wade! | Open Subtitles | هذا (بين وايد) الذي يحتجزونه بالأعلى |
| Onu Kral'ın giysi odasında tutuyorlarmış. | Open Subtitles | علمت أنهم يحتجزونه في غرفة ملابس الملك |
| Salazarlar tarafından kaçırılan Kyle Singer'da Cordila virüsüne rastlanmadı ve sağlığı tamamen yerinde. | Open Subtitles | (كايل سينجر) ...الذى كان رجال (سالازار) يحتجزونه لم يكن حاملاً لفيروس "كورديلا" واتضح أنه بصحة جيدة جداً |