| Bakalım o grip aşısının içinde ne olduğunu anlayabilecek miyiz. | Open Subtitles | لنرى إن كنا نستطيع معرفة ما يحويه لقاح الانفلونزا ذاك |
| Yine de dünyanın içinde neyin saklı olduğu hakkında çok az bilgimiz var. | TED | ومع ذلك، لا تزال معرفتنا بما يحويه باطن الأرض متواضعة جدًا. |
| O kanın içinde ne var bilmem ama yanından bile geçmememiz lazım. | Open Subtitles | أنا لا أعلم ما يحويه ذلك الدم، ولكن علينا أن نبقى بعيدان عنه. |
| Hiç kimse o trende ne olduğunu bilmemeli. | Open Subtitles | لا ينبغي لأحد أنّ يعرف بما يحويه القطار. |
| Yalnızca, o füzenin içinde ne varsa çok daha kötüsü. | Open Subtitles | عدا أنه أياً كان ما يحويه ذلك الصاروخ فهو أسوأ بكثير |
| İçinde ne olduğunu bile bilmiyoruz, değil mi? | Open Subtitles | اسمعي، نحن لا نعلم حتى ما يحويه هذا الشيء، صحيح؟ |
| Hayır, bankaya gidip kiralık kasanın içinde ne olduğunu görmen gerek. | Open Subtitles | لا ، أنا أريدك أن تذهب إلى البنك لمعرفة مالذى يحويه هذا الصندوق |
| Dünyadaki bütün kötülükleri içinde barındıran, Pandora'nın Kutusu. | Open Subtitles | بكل ما يحويه من أفظع الشرور في العالم |
| X- ray görüşün yoksa içinde nelerin olduğunu söyleyebilmen için kutuyu açman gerekecek. | Open Subtitles | -ما لم يكن نظرك مزوّداً بأشعة إكس سيتعين عليك فتحه لتكوني قادرة على إخباري بما يحويه. |
| Bu kutunun içinde ne var? | TED | ما الذي يحويه الصندوق؟ |
| Bu kutunun içinde ne var? | TED | ما الذي يحويه الصندوق؟ |
| Ya sizdeki kutunun içinde ne var? | TED | ما الذي يحويه صندوقك؟ |
| Carter'ın ona verdiği zarfın içinde ne olduğunu biliyor musun? | Open Subtitles | علمت ما يحويه المغلف -الذي أعطاه (كارتر) لها؟ |
| İçinde ne olduğunu biliyor musunuz? | Open Subtitles | أتعلمين ما يحويه هذا الشيء؟ |
| Çayın içinde olanlar mı? | Open Subtitles | أهذا ما يحويه الشاي؟ |
| Bunun içinde ne var? | Open Subtitles | ما الذي يحويه هذا الشراب؟ |
| Bu dizüstü bilgisayarda ne olursa olsun, bu riske değeceğini olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | أيا ما يحويه هذا الحاسوب فهوة يستحق المخاطرة |