| Onun kulübelerinde yaşayıp, istediği kiraları ödemenizi istiyor. | Open Subtitles | ولأنه يريدكم أن تعيشوا في مساكنه الفقيرة وتدفعون الإيجار الذي يقرره |
| Onun kulübelerinde yaşayıp, istediği kiraları ödemenizi istiyor. | Open Subtitles | ولأنه يريدكم أن تعيشوا في مساكنه الفقيرة وتدفعون الإيجار الذي يقرره |
| Shiloh amca tekrar kampa dönmenizi istiyor. | Open Subtitles | العم شايلوه يريدكم ان تعودوا جميعا الى المخيم |
| Savcılık sizin kilisede çalışmakta olan diğer çocukların gizemli bir şekilde ortadan neden kaybolduğunu bilmenizi istemiyor. | Open Subtitles | الإدعاء لا يريدكم أن تسمعوا عن فتى المذبح الآخر الذى إختفى فى ظروف غامضة |
| Hiç kimse sizi istemiyor. Bunun için zamanım varmı? | Open Subtitles | لا يريدكم أحد هل تظنون أن لديّ وقت لهذا؟ |
| Bir silah şirketini soymanızı isteyen bu adam da kimin nesi? | Open Subtitles | من هذا الرجل الذي يريدكم أن تسرقوا شركة أسلحة ؟ |
| Herşeyden çok anlamı olan birşey için kalmanızı istiyor. | Open Subtitles | يريدكم أن تبقوا لأجل شئ تعزونه أكثر من أي شئ آخر |
| Savaşın kendisi gerçek olmasa bile Parti savaşta olduğumuza inanmanızı istiyor... | Open Subtitles | حتى الحرب نفسها وهم يريدكم الحزب ان تصدقوا اننا نخوض الحرب... |
| Başkan, İsrail'e uçmanızı istiyor. | Open Subtitles | السيد الرئيس يريدكم أن تسافروا الى أسرائيل |
| Adamın yapacak işi var. Gitmenizi istiyor. Gitseniz iyi olacak. | Open Subtitles | لدى هذا الرجل عمل عليه القيام به يريدكم أن ترحلوا من هنا لذا من الأفضل أن تخرجوا |
| Akıllı akıllı konuşmaya devam edin. O sadece rahat bırakılmak istiyor. | Open Subtitles | تفضلى وتحدثى بسخرية يا سيدة ولكن الرجل يريدكم أن تتركوه بمفرده فى سلام |
| Şiddetli bir fırtına yaklaşıyor. Mactown üsse dönmenizi istiyor. | Open Subtitles | هناك عاصفة كبيرة في اتجاهكم ماكتون يريدكم في القاعدة الان |
| Khande Rao, sizi ülkesinden bir an önce atmak istiyor. | Open Subtitles | الابن ليس مثل أبيه كاندي راو يريدكم أن تخرجوا من أرضنا مرة و للأبد |
| Kendisini anlamanızı ve mesajını sizlere iletmemi istiyor." | Open Subtitles | إنه يريدكم أن تفهموا إنه يريدني أن أوصل إليكم رسالته |
| Son aldığım istihbarata göre Fudge savaş için eğitilmenizi istemiyor. | Open Subtitles | الإخباريات الأخيرة تقول بأن فودج لا يريدكم أن تتدربوا على القتال |
| Çünkü Konsolos, bildiklerimi duymanı istemiyor da ondan. | Open Subtitles | هذا لأن قنصلكم لا يريدكم أن تسمعوا ما أعرفه |
| Amiral McBride uçmanızı istemiyor. | Open Subtitles | لقد اتى من الاعلى الادميرال لا يريدكم هناك |
| sizi istemiyor. Hiçbir şey istemiyor. | Open Subtitles | ،إنه لا يريدكم إنه لا يريد أي شئ |
| Hiçbirinizin yalnız kalmasını istemiyor. | Open Subtitles | هو لا يريدكم جميعا أن تكونوا لوحدكم |
| Bu sabah havalandığımı düşünmenizi isteyen birileri var. | Open Subtitles | إسمعا، هناك شخص ما يريدكم أن تعتقدوا أننا من كنا نحلق هناك هذا الصباح. |