| Bazı şeylere alışması zaman alacak. | Open Subtitles | سيأخذ الأمر بعض الوقت، ريثما يعتاد على مثل هذه الاشياء |
| Bu ara yüze alışması bile en azından iki saatini alır. | Open Subtitles | سيستغرقه ساعتين على الأقل حتى يعتاد على الواجهة فحسب. |
| Erkekler buna alışır. | Open Subtitles | انت تعلمين, بإمكانه ان يعتاد على هذا |
| Adam buna alışır. | Open Subtitles | أووه ، الرجل يقدر أن يعتاد على ذلك |
| Sanırım bir kısmın hâlâ bu olaya alışmaya çalışıyor. | Open Subtitles | أظن أن جزء صغيراً مني لايزال يعتاد على كل هذا |
| Dünya da hâlâ senin sürüşüne alışmaya çalışıyor. | Open Subtitles | والعالم مازال يعتاد على طريقه قيادتك |
| Türk hapishanesine böyle kolay alışan adam görmedim. | Open Subtitles | لم أرى رجلا يعتاد على سجن تركي بهذه السرعة |
| Bari alışsın buna, değil mi? | Open Subtitles | وقد يعتاد على ذلك |
| Sanırım vücudum 36 saatlik günlere alışıyor. Neler oluyor? | Open Subtitles | أعتقد أن جسدي قد بدأ يعتاد على عمل الـ36 ساعة، ماذا يحصل؟ |
| Herkesin buna alışması gerek, UGK dahil. | Open Subtitles | الجميع سوف يعتاد على هذا، بما في ذلك هيئة سلامة النقل. |
| Ona sıradan biri gibi davranmamıza alışması gerek. | Open Subtitles | يجب ان يعتاد على كونه مواطن عادي |
| Buna alışması gerek. | Open Subtitles | سوف يعتاد على ذلك. |
| O zamanlar kendi kendine... bakmaya alışan, Don'dı. | Open Subtitles | لقد كان دون ، هو من كان عليه ان يعتاد على رعاية نفسه بنفسه |
| Tekrar bir araya getirmeden önce de kızın kazaklarından birini verelim ki kokusuna alışsın. | Open Subtitles | {\pos(190,210)}إذًا حينما نعيد تقديمهم، سنعطيه واحدة من ستراتها لكي يعتاد على رائحتها مجددًا |
| Ne yani, ölmekten korkuyor ama şimdi de bu fikre alışıyor mu? | Open Subtitles | لذا هو كان يخشى الموت والآن بدأ يعتاد على فكرة الموت؟ |