| Evet, ama tamamen kurallara uygun olmamız gerekiyordu. Bu öyle değil. | Open Subtitles | أجل، لكن يفترض بنا العمل بطريق قويم تماماً وهذا ليس كذلك |
| Uzman olduk artık. Daha fazla sorumluluk almamız gerekiyordu. | Open Subtitles | أصبحنا أطباء مقيمين الآن يفترض بنا أن نحظى بمسؤوليات أكبر |
| Artık evli olduğumuza göre her şeyi paylaşmamız gerekmez mi? | Open Subtitles | بما أنّنا متزوّجان الآن، ألا يفترض بنا مشاطرة كلّ شيء؟ |
| - Biz nereden bilebiliriz? Kalmamız gerek demiştiniz, değil mi? | Open Subtitles | - كيف يفترض بنا أن نعرف و لا يفترض بنا أن نتحرك ؟ |
| Bunca yemeği ne yapacağız? | Open Subtitles | ما يفترض بنا أن نفعل مع كل هذه الأشياء ؟ |
| Bizim daire şeklinde filan oturmamız gerekmiyor muydu, ne dersin? | Open Subtitles | أعتقد أنه يفترض بنا الجلوس في دائرة وقائية، أليس كذلك؟ |
| Ne diye buraya gelmemiz gerektiğini bilmiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أعرف لماذا بحق الجحيم يفترض بنا أن نكون هنا. |
| Şimdi korumak gerekiyordu iyi bu paragon nerede? | Open Subtitles | الآن أين هو نموذج الخير الذي يفترض بنا أن نحميه ؟ |
| Evrendeki en gelişmiş uygarlık olmamız gerekiyordu. | Open Subtitles | كان يفترض بنا أن نكون الحضارة الأكثر تقدما في المجرة |
| Kitapçıyı izlememiz gerekiyordu. Hepsi bu. | Open Subtitles | يفترض بنا مراقبة المكتبة فحسب هذا كل شيء |
| Bizim onları ayırmamız gerekiyordu! Bir arada olmalarını sağlamamız değil. | Open Subtitles | يفترض بنا أن نفرّقهما وليس أن نجمع بينهما |
| Oraaya gitmek zorunda kaldın. Ne yapmamız gerekiyordu? | Open Subtitles | كان يجب أن تذهب إليها ماذا كان يفترض بنا أن نفعله؟ |
| Eyalet Finallerine katılmak için bir şeyler kazanmamız gerekmez miydi? | Open Subtitles | ألا يفترض بنا أن نفوز بشيئ لكي نذهب إلى مباريات الولاية النهائية؟ |
| Normalde ayrılıp ip ucu aramamız gerekmez mi? | Open Subtitles | ألا يفترض بنا الآن أن نفترق ونبحث عن آثار؟ |
| Bu konuyu gece vakti birkaç bira eşliğinde konuşuyor olmamız gerekmez mi? | Open Subtitles | ألا يفترض بنا مناقشة هذا أثناء احتساء جعتين عند منتصف الليل؟ |
| - Biz ne yapacagiz? | Open Subtitles | لكن اللعنة، ماذا يفترض بنا أن نفعل؟ |
| - Biz ne yapacağız? Bekleyeceğiz. | Open Subtitles | حسناً , ما الذي يفترض بنا فعله ؟ |
| Haklı. Bu konuda ne yapacağız? | Open Subtitles | إنها محقة , وما الذي يفترض بنا فعله بشأنه ؟ |
| Paramızı çekersen nasıl tasarruf yapacağız? | Open Subtitles | و كيف يفترض بنا أن ندخر شيئاً و أنت لا تكفّين عن سحب النقود ؟ |
| Aydınlanmış ve ilerleyici benliklerimizle ileri yol alıp ırk gibi gereksiz konuları tarihin tozlu sayfalarına gömmemiz gerekmiyor mu? | TED | ألا يفترض بنا أن نتقدم إلى الأمام بأنفسنا المتنوّرة وأن نقوم برَمي مفاهيم عديمة الجدوى مثل العِرق في مزابل التاريخ؟ |
| Artık başka bir yere gidip bu işi bitirmemiz gerekmiyor mu? | Open Subtitles | ألا يفترض بنا الذهاب إلى مكان ما وتدخينها؟ |
| Başlamadan önce, sana hediye almamamız gerektiğini biliyordum ama sana bir şey getirdim. | Open Subtitles | من قبل أن تفعلي أعرف أنه لا يفترض بنا إحضار هدايا ولكن لدي هدية لك |
| Ve birbirimize birkaç saniye baktık, kahkaha attık, sonra henüz bunu yapmamamız gerektiğini hatırladık. | Open Subtitles | ونظرنا كلانا لبعضنا لمدة ثانية وضحكنا قبل أن نتذكر انه لا يفترض بنا فعل ذلك بعد |