| 15 yıl yanlarında çalıştıktan sonra maaşımda kesinti yapmaları gerektiğini söylediler. | Open Subtitles | عملتُ لحسابهم 15 عاماً، ثمّ يقولون لي أنّ عليهم خفض أجري. |
| Latin Amerika'da şunu söylediler; "Arzı tamamen kesemezsiniz. | TED | في أمريكا اللاتينية كانوا يقولون لي لا تستطيع أن توقف الإمدادات |
| Ve o yayınlandığında beraber olduğum o insanlardan telefon alıyorum ve bana kendilerini tebrik eden yüzlerce arama aldıklarını söylüyorlar. | TED | وعندما تم بثة تلقيت مكالمات من جميع الرجال الذين كنت معهم جميعهم يقولون لي أنهم تلقوا مئات من المكالمات تهنئتهم. |
| Geçmişteki tüm Avatarlar, bana bunu yapmak zorunda olduğumu söylüyor. | Open Subtitles | كل هؤلاء الأفاتار السابقين يقولون لي اني يجب أن أفعلها |
| Şimdi kalkmışlar bana delisin diyorlar. | Open Subtitles | هذا هو ما ادخلني السجن كبداية والان,يقولون لي انني مجنون هنا |
| "Sen bir şey demiyorsun ama onlar senin adını ortaya atıyor." diyorlar. | Open Subtitles | و يقولون لي أنت لم تقل شيئا و لكن هؤلاء الأشخاص وضعوا اسمك في القصة |
| Ve sonrada aktörlüğü deneyeceğim, çünkü insanlar doğal olduğumu söylüyorlar. | Open Subtitles | بعدئذٍ سأجرب التمثيل,لأنّ الناس يقولون لي إن موهبتي طبيعية |
| Birlikteki herkes beni orada istemediğini söyleyip duruyorlardı. | Open Subtitles | كل شخص في المنظمة كانوا يقولون لي بأنكِ لا ترغبين بي |
| Bunu hayatım boyunca söylediler, inan ya da inanma. | Open Subtitles | في الحقيقة لقد كان الناس يقولون لي هذا طوال عمري |
| Ardından bana mafyayla bağlantılarım olduğunu söylediler. | Open Subtitles | وبعد ذلك يقولون لي أنّها على صلات بجمعيات الثالوث |
| İnsanlar bana, iyi olmadığınızı söylediler Leydi Mary. | Open Subtitles | الناس يقولون لي إنك لست على ما يرام, أيتها السيدة ماري |
| Seni bulmak için, birkaç kez polisleri aramaya çalıştım ama bir şey bilmediklerini söylediler. | Open Subtitles | أنت تعرف، لقد حاولت الإتصال بالشرطة عدة مرات لكي يصلوا إليك لكنهم ظلوا يقولون لي أنهم لم يعرفوا أي شيء عنك |
| Ve annemle babam inanılmazdı. bana dediler ki, | TED | والدي ووالدتي كانوا رائعين. كانوا يقولون لي: |
| Ve sizinle paylaşıyorum. Fakat biri öldürüldü. Ve bana söylenenleri biliyor musun? | Open Subtitles | وأتعاطف معك لكن شخص قتل وماذا يقولون لي ؟ |
| Şimdi kalkmışlar bana delisin diyorlar. | Open Subtitles | والان,يقولون لي انني مجنون هنا |
| Sonra da Allah'a dayan diyorlar. | Open Subtitles | ومن ثم يقولون لي اعتمد على الله |
| -Eski sevgilimden çok fazla bahsettiğimi söylüyorlar. | Open Subtitles | يقولون لي أن أتحدث عن بلدي صديقها السابق أكثر من اللازم. |
| Ne söyleyeceğini, nereye gideceğini ve nerede dikileceğini söylüyorlar. | Open Subtitles | يقولون لي ماذا أقول و أين أذهب و أين أقف |
| Tüm gün söyleyip durdukları beraberliğimizden beri babalarının nasıl mutlu olduğuydu. | Open Subtitles | وظلّوا يقولون لي... كم كان والدهما سعيداً منذ أن أصبحنا معاً |
| Diyorum ki, insanlar gelecekte ne kadar güçlü olduğumu söyleyip duruyor, ama ben seçimi sana bırakıyorum. | Open Subtitles | أعني ، ظل الناس يقولون لي أنني قوي جداً في المستقبل لكنني أعطيتكي هذا القرار |