| Ne bileyim. Şu anda benimle konuşmuyor. | Open Subtitles | يمكن أنه غاضب جدا لذا هو لا يكلمني |
| Mouth, Chase neden benimle konuşmuyor? | Open Subtitles | ماوث, لماذا تشيس لا يكلمني ؟ من ؟ |
| Ben okulların yemek programını iptal ettikten sonra bir yıl boyunca kimse benimle konuşmadı. | Open Subtitles | بعد أن ألغيت برنامج الغذاء المدرسي لم يكلمني أحد لمدة سنة |
| Buraya taşındığım için aklımı kaçırdığımı söylediler. Babam uzun süre benimle konuşmadı. | Open Subtitles | -اعتقدوا انني مجنونه للانتقال الى هنا ووالدي لم يكلمني لمدة اسبوع |
| Ya beni gece araması gerekirse? | Open Subtitles | ماذا لو أراد أن يكلمني في الليل؟ |
| Evet vardı, beni vurabilirdi. Telefonu ona ver. | Open Subtitles | بلى كان يمكنه ان يطلق النار علي الان دعه يكلمني |
| Eve geldiğimden beri beni arayıp duruyor. | Open Subtitles | لا نكات. هو يكلمني منذ أن وصلت إلى البيت. |
| - Hemen telefona çağırın. - Komutanın olarak sana emrediyorum. | Open Subtitles | ـ دعه يكلمني حالاً ـ يأمرك ضابط أعلى بذلك |
| İşimi yapmaya çalışıyorum diye kimse benimle böyle konuşamaz... çünkü ne olur biliyor musun? | Open Subtitles | لا أحد يكلمني بهذة اللهجة عندما أقوم بعملي أتعرف ؟ سأدع الساقطة لكي تموت |
| Ve bir bardak ılık süt içerken oğlumun herhangi bir şey hakkında konuşamayacağı bir zaman hiç olmayacak. | Open Subtitles | لن يكون هناك وقت، عندما يأتي ولدي و يكلمني عن أي شئ في العالم أكثر لطافة, كوب دافئ من الحليب |
| Kimse benimle böyle konuşmuyor. | Open Subtitles | لا احد لا احد يكلمني هكذا |
| Avrupa'ya geri döndü ve artık benimle konuşmuyor bile. | Open Subtitles | الآن سيعود إلى (أوروبا) ولن يكلمني بعد الآن |
| Benimle konuşmuyor, kimseyle konuşmuyor. | Open Subtitles | لا يكلمني ولا يكلم أحد |
| Evet. Babam o geceden beri benimle konuşmadı. | Open Subtitles | لا، فأبي لم يكلمني منذ هذه الليلة |
| Baba, adam benimle konuşmadı. Başka ne yapsaydım? | Open Subtitles | لم يكلمني ، ماذا يجب أن أفعل غير ذلك ؟ |
| Söyle ona, beni araması lâzım. | Open Subtitles | أخبريه بأن عليه أن يكلمني |
| Söyle ona, beni araması lazım. | Open Subtitles | أخبريه بأن عليه أن يكلمني |
| Bana nerede olduğunu söyleyebilecek birilerine ver Telefonu. | Open Subtitles | دعي شخصاً آخر يكلمني ليخبرني بمكانك |
| Yapabilirsin. Telefonu ona ver. | Open Subtitles | نعم ، تستطيع دعه يكلمني |
| Babs'in beni her zaman arayıp söylediği şu peşin hüküm vermeyi de yaptın. | Open Subtitles | ها هي الاحكام والضجة بابز دائا يكلمني عن انظر. |