| Bu tür şeyleri aşmak için gerçekten çok uğraşıyoruz, o yüzden de sahne heyecanıyla başa çıkmak için yeni bir yönteme ihtiyacımız var. | TED | أقصد أننا نحاول بجد التخلص من عادات كهذه لذا يلزمنا طرق جديدة للتعامل مع مشكل التوترعلى الخشبة |
| geliştirmek zorundayız. Ama soları dünyanın ana enerji kaynağı yapmak için önce çok fazla bilgi edinmeye ihtiyacımız var. | TED | لكن يلزمنا الكثير من المعرفة قبل أن نتمكن من إنتاج الطاقة الشمسية قاعدة تحميل الطاقة الرئيسية للعالم. |
| Akıntıyı aşmak için, uzun halatlara ve kancalara ihtiyacımız var. | Open Subtitles | يلزمنا خطافات وحبال طويلة حتى نعبر مع التيار |
| Akıntıyı aşmak için, uzun halatlara ve kancalara ihtiyacımız var. | Open Subtitles | يلزمنا خطافات وحبال طويلة حتى نعبر مع التيار |
| Maksimum ışıkaltı hızla oraya ulaşmak ne kadar sürer? | Open Subtitles | كم يلزمنا للوصول بالسرعة القصوى للضوء الثانوي؟ |
| Bir CAT taramasına ihtiyacımız var ama burada gerekli ekipmanımız yok. | Open Subtitles | يلزمنا إجراء آشعة سينية وليست لدينا المعدات هنا |
| Tek ihtiyacımız olan intihar sebebi. | Open Subtitles | ما يلزمنا الآن هو سبب لرغبتك في الإنتحار |
| İhtiyacımız olan istediğimiz şey, işaret ateşi için biraz tahta. | Open Subtitles | ما يلزمنا... ما يلزمنا هو الحطب، القليل منه، للإشارة النارية |
| Sadece birkaç güne ihtiyacımız var koç, sonra geri döneceğiz. | Open Subtitles | يلزمنا المزيد من الأيام أيها المدرب وسنعود |
| Evet, ketçap, doğal güneş ışığı içeren domateslerden yapılır... ki ülkenin bu bölümünde bizim çok ihtiyacımız olan bir şey. | Open Subtitles | الكاتشب، يعد من الطماطم التي تتعرض للشروق الطبيعي وهو ما يلزمنا في هذه المنطقة |
| Burada ne olduğunu anlamak için tarafsız birine ihtiyacımız var. | Open Subtitles | كان يلزمنا شخص لا يملك أي حافز ليشهد على ما حدث هنا |
| Oraya çıkmak için ihtiyacımız olan tek şey silahlı koruma. | Open Subtitles | كل ما يلزمنا هو التغطية للصعود إلى هناك |
| İlaç için bir hayvana ihtiyacımız var. Onu avlamaya gittiler. | Open Subtitles | يلزمنا حيوان ما لأجل العلاج وقد خرج لصيده |
| Tam zamanında geri dönmüşüm. Burada huzura ihtiyacımız var, bu kesin. | Open Subtitles | لحسن حظي وصلت بالوقت المناسب - يلزمنا أستقرار هنا, هذا مؤكد - |
| Hazırlanmak için bir ya da iki saate ihtiyacımız var. | Open Subtitles | يلزمنا وقت للتحضير لنقل ساعة أو ساعتين |
| Bir kayığa ihtiyacımız var. Yardım eder misin? | Open Subtitles | والآن يلزمنا زورق هل تستطيع المساعدة ؟ |
| Bir kayığa ihtiyacımız var. Yardım edecek misin? | Open Subtitles | والآن يلزمنا زورق هل تستطيع المساعدة ؟ |
| Bu da demek ki yere ulaşmak için hipersürücüye ihtiyacımız olacak. | Open Subtitles | يلزمنا الدفع الفائق لنبلغ موقعنا |
| Daha fazla ateş gücüne ihtiyacımız olacak. | Open Subtitles | يلزمنا المزيد من القوّة النارية |
| Bir işe yaradığını anlamamız ne kadar sürer? | Open Subtitles | كم من الوقت يلزمنا لمعرفة إن كان يؤتي مفعوله ؟ |
| Kamyonu çekmek ne kadar sürer? | Open Subtitles | كم يلزمنا من الوقت للتحرك بشكل جزئي؟ |